Varını veren utanmamış.
Kendisinden bir şey isteyene elinde ne varsa onu verebilir kişi. Verdiği şey az diye bundan utanmamalıdır; tam aksine bu davranışı soyluca bir davranıştır. Çünkü iyiliğin çoğu kadar azı da değerlidir. O hâlde küçük ve önemsiz de olsa, kişi verebileceği kadarını vermelidir.
Almadığın hayvanı kuyruğundan tutma.
Hiçbir zaman alamayacağın bir mala alacakmış gibi, yapamayacağın bir işe yapacakmış gibi, yanında çalıştıramayacağın bir kişiye çalıştıracakmış gibi yakın ilgi gösterme. Bu, karşı tarafa boş yere umut vermek olur ki, doğru bir hareket değildir.
Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter.
Yüce Allah, her canlıyı yaratırken onunla birlikte rızkını da yaratır. Ancak insanlar aç gözlülük edip kimilerinin hakkını gasbederler, rızklarına el koymaya çalışırlar. Dolayısıyla kimileri aç ve yoksul kalır. İnsanlar bu tavırlarından vazgeçmiş olsalar, herkesin rızkının kendisine yeter olduğu apa
Osmanlı`nın ayağı üzengide gerek.
Bir devleti ayakta tutmak, yüzyıllar boyu yaşatmak, sınırları genişletmek, dini yaymak o kadar kolay bir şey değildir. Ancak atalarımız bunu becermişlerdir. Becerirken de sürekli hareket hâlinde olmuşlar, didinip çalışmışlar, dur durak bilmemişler, bir yere bağlanıp kalmamışlardır. Onlar bilirlerdi
Büyük balık, küçük balığı yutar.
Güçlü olan kendinden güçsüzü ya ezer, ya yok eder, ya da kendisine bağlı kılar. Bu durum insan için olduğu kadar, ticarî işletmeler ve devletler arasında da çoklukla söz konusudur. Kişiye düşen, yok olmamak için var gücüyle mücadele etmektir.
Sona kalan dona kalır.
Bir işin yapılmasında geç kalan, zamanını kullanamayan kimse istediği şeyi elde edemez.
Çam sakızı, çoban armağanı.
İnsanlar birbirlerini sevindirmek, mutlu etmek için karşılıklı hediyeleşirler. Bu hareket insanların gönüllerini okşar, onları birbirlerine yaklaştırır. İnsan ne kadar yoksul olsa da böyle bir eylemde bulunmak ister. Ne var ki o, varlıklı insanlar gibi değeri yüksek armağanlar veremez. Onun armağanı
Doğmadık çocuğa kaftan (don) biçilmez.
Daha ihtimal dahilinde olan, henüz ne olacağı belli olmayan, ele geçmeyen, ortaya çıkmayan bir şey için önceden hazırlık yapmak ve kesin karar vermek doğru değildir. Çünkü beklediğimizin aksine bir durumla karşılaşıp zarar görebiliriz.
Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır.
Gittiğimiz yolda, tuttuğumuz işte ilerlemek istiyorsak acele edip telâşa düşmemeliyiz. Yavaş yavaş ama güvenli, gerekli bir tempoda, emin adımlarla yürümeliyiz. Böyle hareket etmezsek, aceleciliğimiz yüzünden sürçebilir, yolumuzu şaşırabilir, sonuca da ulaşamayız.
Dost acı söyler.
Dost sevilip güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen kimsedir. Dostlar hiçbir çıkar kaygısı gütmeden yaklaşırlar insana. Düşman kimselerin aksine, insanın iyiliğini isterler. Sevinci paylaştıkları gibi üzüntüyü de paylaşırlar. Bu bakımdan dostlarımız olanlar eksikliklerimizi, kusurlarımızı
Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz (bilinmez).
İman her şeyden önce içsel, yani kalbî bir olaydır. İnsanların imanlarını sözle dile getirmeleri mümkünse de, bunu çıkar için yapıyor olabilirler. Dolayısıyla gerçekten kimin iman ettiğini bilmemiz imkânsızdır. Para için de aynı şey söz konusudur. Kimse kolay kolay parasının olduğunu söylemez, gizle
Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.
Hoşuna gitmeyecek sözler söylenmesine, hakkında kötü şeylerin ortaya çıkmasına yol açmak istemiyorsan karşındakini kızdırma.
Ortak (kuma) gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş.
Bir erkeğin hanımları birbirleriyle iyi-kötü anlaşabilirler, ama kardeşlerin hanımları birbirleriyle geçinemezler.
Sana taşla vurana, sen aşla vur (dokun).
Sana sert, kaba, acımasız davranana, sen yumuşak davran; o incitiyorsa, sen incitme; kötülük ediyorsa, sen iyilik et.
Kul hatasız (kusursuz) olmaz.
Bk. “Hatasız kul olmaz.”
Evi ev eden avrat, yurdu şen eden devlet.
Mutluluk havası ancak düzenli, temiz, güzel ve ekonomik açıdan rahat bir evde eser. Bunu sağlayan da kadındır. Eğer kadın becerikli, tertipli ve nazik değilse, yuva yaşanılır bir yer olmaktan çıkar. Benzer bir şekilde, içinde yaşanılan yurdu şen eden de devlettir. Eğer devletin başında bulunanlar be
Su küçüğün, söz (sofra) büyüğün.
Öncelikle büyükler sayılmalı, küçükler de korunmalıdır. Geleneklerimiz ve dinimiz, korunmada önceliği çocuğa vermiştir; çünkü çocuk daha güçsüz ve dayanıksızdır. Saygıda ise önceliği büyüklere vermiştir, çünkü çocuğun bütün ihtiyaçlarını karşılayan odur.
Huylu huyundan vazgeçmez.
Doğuştan gelen özellikler kolay kolay değiştirilemez. Bunun için ne kadar uğraşılsa boştur. Çünkü, o huy biçimi, kişinin karakterinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bunun için onu kolay kolay söküp atamaz.
Etme bulma dünyası.
Şurası muhakkak ki, yaptığı kötülük hiç kimsenin yanına kalmaz; cezasını çoklukla bu dünyada çeker. Bu dünyada görmese bile, öbür dünyada mutlaka görür.
Derdini söylemeyen derman bulamaz.
Her derdin, müşkülün, güç ve sıkıntının altından insanın tek başına kalkması mümkün değildir. Böyle kötü bir durumda bulunan kişi, içinde bulunduğu bu durumu kendisine yardımı dokunacak kimselere, yakınlarına açmalıdır. Derdine ancak bu şekilde çare bulabilir, sıkıntılarından kurtulup rahatlayabilir
Körle yatan şaşı kalkar (İtle yatan bitle kalkar).
Değersiz, kötü, ahlâksız kişilerle ilişki kurup arkadaşlık yapanlar ister istemez onlardan etkilenir ve kötü huylar kaparlar. Çünkü insanı en çok etkileyen yakınında bulunduğu insanlardır.
Aklına geleni işleme, her ağacı taşlama.
Aklına geleni hemen gerçekleştirmeye çalışma; önce iyi düşün, taşın, doğabilecek sonuçları hesapla. Bunun aksine hareket edip iş yapmaya kalkar, her önüne gelene çatarsan büyük sıkıntılarla karşılaşır, zarar görürsün.
Yatan aslandan, gezen tilki yeğdir.
Çok güçlü olup da çalışmayan, soylu olup da bir şeyler üretmeyen, tembel tembel oturup onun bunun sırtından geçinen kimselerden; güçsüz olup da çalışan, boş oturmayan ve geçimini sağlamak için uğraşan kimseler daha iyidir.
Kurunun yanında yaş da yanar.
Bir düzeni kurmak, huzuru sağlamak için girişilen bir eylem sırasında suç işlemiş kötülerin yanı sıra, suçsuzların da cezalandırıldığı ve zarara uğratıldığı görülür.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
Sert ve kırıcı olmayan, yumuşak, hoşa giden, gönül alıcı, okşayıcı, etkileyici, inandırıcı ve yerinde söylenmiş söz insanın hoşuna gider; bu söz en azgın kişinin bile inadını kırar, onu yumuşatır ve yola getirir.
Herkesin tenceresi kapalı kaynar.
Kimsenin durumu, içinde bulunduğu yaşayış şartları başkalarınca gereği gibi bilinemez.
Kedinin boynuna ciğer asılmaz.
Kendisine güvenilmeyecek birine bir şey bırakmak, emanet etmek doğru değildir. Yoksa o şey ya zarar görür, ya da yok olur.
Yavuz at, yemini (yavuz it ününü) kendi artırır.
Gayretli, girişken, çalışkan, görevini ihmal etmeyen, üzerine aldığı işi tam yapan kimseler bunun mükâfatını görürler.
Şap ile şeker bir değil.
Dış görünüşleri bakımından kimi nesne ve varlıklar birbirlerinin aynı görünürler. Oysa özde ve nitelikte birbirlerinden çok farklıdırlar.
Her Firavun`un bir Musa`sı olur.
Her zalimden toplumu kurtaracak, zalime yaptıklarının hesabını soracak bir kurtarıcı mutlaka çıkacaktır.
Bin merak bir borç ödemez.
Ne denli kaygı içinde olursan ol, bunun borcunun ödenmesinde hiçbir yararı yoktur. Tasalanmayı bırakıp borcunu ödemek için çaba harcamalı, yollar aramalısın.
Akşama karşı gitme, tana karşı yatma.
Yüce Allah, gündüzü çalışıp rızk kazanma, geceyi de uyku ve dinlenme zamanı olarak yaratmıştır. Bu sebeple erken kalkıp çalışmalı ve erken yatmalıdır. Yola çıkmak için de en uygun zaman seher vaktidir, her şey görünür olduğundan daha güvenlidir. Gece yolculuk yapmaktan mümkünse kaçınmalıdır; gece yo
Borç iyi güne kalmaz.
Borçlu olan, borcunu hemen ödemenin yollarını aramalıdır. “Elim genişleyince, ileride öderim” diye düşünmesi son derece sakıncalıdır. Çünkü gelecek günlerin ne göstereceği belli olmaz. Eli daha da darlaşabilir. Dolayısıyla borcunu ödemesi güçleşir, gün geçtikçe de borcu artar.
Dağ başı dumansız olmaz.
Tabiatları gereği dağ başları genellikle dumanlı olur. Nasıl dağ başlarından duman eksik olmazsa, toplumda yüksek mevkilere, makamlara çıkan ve sorumluluk alan kimselerin başında da dert eksik olmaz.
Baş kes, yaş kesme.
Tabiatı zengin kılan, bir yeri yaşanılacak hâle getiren unsurların başında ağaç gelir. Hayatımız için yararları o kadar çoktur ki, yaş bir ağaç kesmek, bir insan öldürmek gibidir.
Ulu sözü dinlemeyen, uluyakalır.
Büyüklerin, erdemli kişilerin uzun tecrübelere dayanan sözlerine ve uyarılarına kulak asmayan kimse, türlü çıkmazlarla karşılaşır ve sonunda sızlanıp durur.
İt itin ayağına (kuyruğuna) basmaz.
Hilebaz, ahlâksız, başkalarına kötülük etmeyi kural hâline getiren insanlar birbirlerini gayet iyi tanırlar. Bu yüzden birbirlerini anlayışla karşılar, birbirlerine rahatsızlık verip kötülük etmekten mümkün olduğunca kaçınırlar.
Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.
Kişiler, her bakımdan (mevki, yaş, fikir, duygu, eğitim v.b.) kendilerine benzeyen, uygun olan ya da yarar yağlayabilecekleri kimse ve şeylerden hoşlanıp onlara yaklaşırlar.
Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.
Bir kimsenin acınmasına yol açar, başkalarını ona merhamete getirirseniz, o kimse yerli yersiz yardım dilemeye başlar ve gittikçe arsızlaşır; bunun yanında kimilerinin hakkını kısar, emeklerinin karşılığını vermez ve onları aç-yoksul bırakırsanız, onlar da hırsızlık yapmaya başlarlar.
Güzün gelişi yazdan bellidir.
Başlangıç ve gidişat bir işin nasıl sonuçlanacağı konusunda aşağı yukarı bir fikir verir. İyi başlamayan, sürekli aksayan, aksiliklerden bir türlü kurtulamayan işin olumlu sonuçlanacağı pek düşünülemez.
Anasayfa
> Banner ve Tanıtım
Atatürk Kösesi
Forum
Hayvanlar Alemi
Şehir Rehberi
Oyunlar
Videolar
Komik Mektup
Satranc
Fıkralar
Fotoğraf Galerisi
Videolar
E-Kart
Ödev Paylaşımı
Boyama Kitabı
Üyeler
Bloglar
Etkinlikler
Sunum Paylaşımı
Bilmeceler
Atasözleri
Şiirler
Kim Kimdir
Meslekler
Yarışma
E-Kart Gönder
İlginç Bilgiler
Yazı Atölyesi
Beyin Fırtınası
Hayvan Sesleri
Şiir ve Şairler
Eğlence
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr" ><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/banner_tanitim_1.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/banner_tanitim_2.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/banner_tanitim_3.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/banner_tanitim_4.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/banner_tanitim_5.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/banner_tanitim_6.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/banner_tanitim_7.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/100X100-1.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/100X100-2.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/100X100-3.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/100X100-4.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/100X100-5.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/100X100-6.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/100X100-7.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-1.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-2.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-3.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-4.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-5.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-6.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-7.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-8.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-9.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-10.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-11.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-12.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-13.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-14.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-15.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-16.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-17.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/234x60-18.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/468x60-1.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/468x60-2.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/468x60-3.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/468x60-5.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/468x60-6.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>
Ekleme Kodu:
<a href="http://www.bilgievi.gen.tr"><img src="http://www.bilgievi.gen.tr/images/banner/468x60-14.jpg" alt="" style="border:0;" /></a>