Irmak kenarına çeşme yapılmaz.
Bir yerde ihtiyacı karşılayan bir şey varsa, onun yanına yine aynı ihtiyaca yönelik ve üstelik de daha küçük bir şeyi yapmak gereksizdir; ayrıca bu, boşuna bir çabadır; geri durmak gereklidir.
Ava giden avlanır.
Bir çıkar sağlamak için birilerine tuzak kuran, onları aldatan, onlara zarar vermeye çalışan kimse, yapmaya çalıştığı kötülüğe kendisi düşer; zarara uğrar.
Yerin kulağı var.
Ne kadar saklı tutulursa tutulsun, gizli konuşulan bir şey umulmadık bir yoldan başkalarınca mutlaka duyulur. Bu bakımdan elden geldiğince tedbirli olmalı, olur olmaz yerde konuşmamalıdır.
Görenedir görene, köre nedir köre ne?
Bir şeye karşı takınılacak sağlıklı tavır, onu görmeye ve anlamını kavramaya bağlıdır. Görmesini bilmeyen, yeterli bir kavrayışa da ulaşamaz. Dolayısıyla onun için hiçbir şeyin anlamı olamaz.
Hekimsiz, hâkimsiz yerde oturma.
Sağlığımızı yitirdiğimiz, hastalandığımız zaman kapısını çalacağımız tek kişi hekimdir. Haksızlığa uğradığımız, can ve mal emniyetini kaybettiğimiz yerde başvuracağımız kişi de hâkimdir. Bu önemli iki kişinin bulanmadığı yerde oturmak son derece sakıncalıdır.
Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah`a ısmarla.
Akıl insan içindir. İnsan önce aklını kullanarak işlerinin iyi yürümesi için tedbir almalı, sonra da tevekkül etmeli, yani o konuda yüce Allah`a güvenmelidir.
Bitli (kurtlu, çürük) baklanın kör alıcısı olur.
Değersiz, işe yaramaz, kötü şeylerin de müşterisi olur. Onları kimileri anlamadığı, kalitesini bilmediği için alır; kimileri de kendileri bakımından bizim kavrayamadığımız bir değer ifade ettiği için alır.
Fare (sıçan) deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna (kıçına) kabak bağlamış.
1. Yapamayacağı kadar ağır bir iş varken başka bir iş daha yüklenmek son derece sakıncalıdır. İnsan önce kendi işini yapıp düzlüğe çıkmalı, daha sonra başkalarının yükünü omuzlamayı düşünmelidir. 2. Kendisi sığıntı durumunda iken yanına bir kişi daha almak yanlış ve tutarsız bir davranıştır.
Yağmur yağsa kış değil mi? Kişi hâlini bilse hoş değil mi?
Her mevsim özelliğini açıkça ortaya kor. Yaz sıcağından, kış yağmur ve soğuğundan bellidir. Bunun gibi kişilerin de kendilerine has özellikleri ve nitelikleri vardır ki, toplumda bu yanları ile tanınırlar. O hâlde kişi bu özelliğini saklayıp başkalarını yanıltmamalıdır. Ne demişler: “Ya olduğun gibi
Çirkefe taş atma üstüne sıçrar.
Şerli, etrafa kötülük saçıp duran kimselerden uzak dur; zorunlu olmadıkça onlara çatma, söz atma. Çünkü onlar bir kötülük yapmak için fırsat kollarlar. Böyle bir fırsatı onlara verirsen onların kötülükleri sana bulaşır, kirlenir ve zararlı çıkarsın.
Her ağacın meyvesi olmaz.
Etrafımızda yaşayan insanların dış görünüşlerine bakarak onlardan bir verim beklenmemelidir. Dıştan bize verimli gibi görünen nice insanın yararsız olduğu, onlardan bir fayda gelmediği çok görülmüştür.
Kızını dövmeyen, dizini döver.
Kızını, çocuğunu daha küçük yaşta eğitme yoluna gitmeyen, terbiye kurallarını öğretmeyen, gerekirse dövmeyen ileride çok pişman olur; ancak iş işten geçmiştir.
Ulular köprü olsa basıp geçme.
Erdemli, büyük ve yaşlı kimselere karşı daima saygılı ol, hürmette kusur etme, onları incitecek davranışlardan kaçın. Çünkü onlar gerek yaşları, gerek tecrübeleri, gerekse erdemleri bakımından buna lâyıktırlar.
Hamala semeri yük değildir (olmaz).
İnsana kendi işi ağır gelmez. Çünkü üstlendiği iş ve sorumluluk yaşadığı hayatın tabiî bir sonucudur.
Kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz.
Kişi öncelikle kime danışacağını, kimin peşinden gideceğini iyi bilmelidir. Çünkü seçtiği kişi kötü, işe yaramaz biri olabilir ve onun başını belâya sokabilir.
Aç gözünü, açarlar gözünü.
Uğraşılarında, giriştiğin işlerinde uyanık bulunup dikkatli olman gerekir; yoksa umulmadık, beklenmedik bir anda büyük zararlarla karşı karşıya kalabilirsin. Bu belâdan sonra aklın başına gelir ama iş işten geçmiş olur.
Başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinde taşısın.
Bir işin yapılmasını tecrübesiz, beceriksiz, ustalığı olmayan kişilere teslim eden, meydana gelebilecek zararlara katlanmaya da hazır olmalıdır.
Dostluk başka, alış veriş başka.
Alış verişin temelinde çıkar, dostluğun temelinde ise fedakârlık yatar. Bunu bilip dost kalmak isteyenler alış verişlerini arkadaşlık ilişkisinden ayrı tutarlar. Bu kişiler arasındaki dostluk, birinin ötekine fedakârlık yapmasını gerekli kılmaz.
Karga, kekliği taklit edeyim demiş; kendi yürüyüşünü şaşırmış.
İnsanlar yetiştikleri çevrenin eğitimini alırlar. Bu bakımdan görgüleri, beceri ve bilgileri, davranışları, yol ve yöntemleri birbirinden farklıdır. Buna rağmen kimi kişiler özenti hastalığına yakalanırlar ve onu bunu taklit etmeye başlarlar. Ancak bunu beceremezler, bunu beceremedikleri gibi tabiî
Cins kedi ölüsünü göstermez.
Şahsiyetli, soylu bir kimse, sıkıntılı ve kötü durumunu başkasına göstermez ve söylemez. Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. Bazı insanlar vardır ki övülmekten çok hoşlanırlar. Kimi çıkarcılar da böyle insanları iyi tanırlar. Onları “ne kadar cömertsin” diyerek pohpohlayıp ö
Allah sabırlı kulunu sever.
Acı, yoksulluk, haksızlık ve hastalık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan, olacak veya gelecek bir şeyi telâşa kapılmadan bekleme erdemidir sabır. Bu, insanın sahip olabileceği en değerli huylardandır. Böyle kimseler dayanıklı olur, güçlüklere göğüs gerer, kötülükleri kolay savar, sıkıntıl
Balık baştan kokar.
Gerek bir aile, gerek bir topluluk ve gerekse bir ülkede baştaki yöneticilerin niyetleri ve tutumları bozuksa o yerdeki her şey de bozuk ve düzensiz olur. Ortada değerini koruyan bir şey kalmaz.
Hayvanı yardan düşüren bir tutam ottur.
Bk. “Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.” Hekimden sorma, çekenden sor. Bir hastanın ne çektiğini, hekim değil hasta bilir. Çünkü ateş düştüğü yeri yakar. Bunun gibi bir derde düşenin, bir felâkete uğrayanın, sıkıntılar içinde kıvrananın çektiği çileyi, ancak kendisi bilir, çare sunan, çözüm yol
Sakınılan göze çöp batar.
Üzerine çok düşülen şeyler daha çok kazaya ve zarara uğrar. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem almak gereklidir, ancak orta bir yol izlemeli, aşırılığa düşülmemelidir.
Borç yiğidin kamçısıdır.
Birisine borçlanan, borcunu da ödemek isteyen kimse kendini daha çok çalışmak ve kazanmak zorunda hisseder; bu yönde girişimde bulunur.
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur.
Açgözlü, gözü doymaz, hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar.
Kimse ayranım (yoğurdum) ekşi demez.
Herkes sattığı malı; kendi işini, tutumunu ve davranışını över. Kendine yönelik eleştiriler yapılsa da aldırmaz, kusur kabul etmez, o methe devam eder.
Bin tasa (kaygı) bir borç ödemez.
Çok tasalanmak ve üzülmekle borçtan kurtulunamaz. Çünkü borç durduğu yerde ödenmez. Borcu ödemek için bir şeyler yapmalı, harekete geçip çalışmalı, kimi çıkış yolları aranmalıdır.
Abanın kadri yağmurda bilinir.
Her şeyin bir değeri vardır. Bir şeyin gerçek değeri (kadri) ise, ona gerçekten ihtiyaç duyulduğu zaman ortaya çıkar.
Eşek hoşaftan ne anlar; suyunu içer, tanesini bırakır.
Kavrayışsız, bilgisiz, kaba ve zevksiz kimseler bir şeyin gerçek değerini bilemez; küçümser, anlamsız bulup hiçler, güzellik ve inceliğin farkına varamaz.
Alacakla verecek (borç) ödenmez.
Kimilerine borçlu, kimilerinden de alacaklı olabiliriz. Ne var ki, borcumuza karşılık, alacağımıza güvenip onunla borcumuzu ödeyebileceğimizi düşünmemeliyiz. Böyle yaparsak tedbirsiz hareket etmiş oluruz. Borcumuzun ödenme günü geldiğinde, eğer alacağımız bize ödenmemişse zor durumda kalabiliriz. Bu
Yazın gölge hoş, kışın çuval boş.
1. Yazın çalışma, kazanma günleridir. Bu zamanlarda çalışmayıp keyiflerine bakanlar, gününü gün ederler, kışın zor şartlarında yiyecek bulamazlar; sıkıntıya düşer ve ona buna avuç açarlar. 2. Gençliğinde çalışmayıp tembel tembel oturan, eğlenceye dalan, mal-mülk edinmeyen, kazanç sağlamayan kimse ih
Kötü söyleme eşine, ağu katar-aşına.
Yakın ilişkide bulunduğun kimselere (aile fertleri, komşu, arkadaş, mesai arkadaşları vs.) iyi davran, onları incitip kırma. Eğer böyle yaparsan onlar da senin hakkında hiç iyi düşünmezler, sana daha büyük kötülük yapma yoluna giderler.
Sen ağa, ben ağa; bu ineği kim sağa?
Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar.
Ödünç güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.
İleride geri alınmak şartıyla verilen para, eşya ya da herhangi bir mal her iki tarafı da mutlu eder. Veren yardımcı olduğu, alan da ihtiyacını gördüğü için sevinir. Ancak geri verme zamanı gelince bu sevinç kaybolur. Çünkü çoklukla geri ödeme ya çok geç yapılır, ya da ödünç olarak verilen şeyin yıp
Baş dille tartılır.
Kişilerin ne kadar akıllı, ne kadar düşünceli oldukları söyledikleri sözlerle ölçülür. Çünkü konuşmaların tutarlı ve yerinde olup olmaması böyle bir ölçüm için en elverişli yolların başında gelir.
Korku dağları bekletir.
1. Korku varlığını her yerde duyurur. Yapacağı işe karşı verilecek cezadan korkan kimse o işi yapmaktan çekinir. 2. Cezadan veya zulümden kaçan dağlara kaçar, gizlenir, zor da olsa orada yaşamaya çalışır.
Bir göz ağlarken öbür göz gülmez.
Aile fertleri birbirine kan ve akrabalık bağlarıyla bağlıdırlar. Onlar bir vücudun azaları gibidirler. Dolayısıyla ailenin bir ferdine gelen zarar, bütün aile fertlerine gelmiş gibidir. Hemen hepsi de aynı ölçüde üzüntü çekerler.
Ürüyen köpek ısırmaz (kapmaz).
Bağırıp çağırarak başkalarını korkutmak isteyen kimseden saldırı beklenmez. Kötülük yapacak kişi, bu niyetini gizli tutar; belli etmez ve gürültüye patırtıya yer vermez.
Doğmadık çocuğa kaftan (don) biçilmez.
Daha ihtimal dahilinde olan, henüz ne olacağı belli olmayan, ele geçmeyen, ortaya çıkmayan bir şey için önceden hazırlık yapmak ve kesin karar vermek doğru değildir. Çünkü beklediğimizin aksine bir durumla karşılaşıp zarar görebiliriz.
Anasayfa
> Bloglar
Atatürk Kösesi
Forum
Hayvanlar Alemi
Şehir Rehberi
Oyunlar
Videolar
Komik Mektup
Satranc
Fıkralar
Fotoğraf Galerisi
Videolar
E-Kart
Ödev Paylaşımı
Boyama Kitabı
Üyeler
Bloglar
Etkinlikler
Sunum Paylaşımı
Bilmeceler
Atasözleri
Şiirler
Kim Kimdir
Meslekler
Yarışma
E-Kart Gönder
İlginç Bilgiler
Yazı Atölyesi
Beyin Fırtınası
Hayvan Sesleri
Şiir ve Şairler
Eğlence
Bloglar
En Çok Okunanlar
En Yeniler
KÜRESEL ISINMA ve EKOLOJİK SORUNLAR
DÜNYA'YI SU BASACAKBUZULLAR ERİYORKAYNAKLAR TÜKENİYORHAYVAN NESİLLERİ TÜKENİYOR SU SAVAŞLARI YAPILACAK &nb
01.03.2010 16:46:05
hatice kübra
Türkçe
TÜRKÇE ANA DİLİMİZİ KORUMALIYIZ. BİZİ İFADE EDECEK DİL ANA DİLİMİZDİR. ŞUNU HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYIN Kİ :MEDENİYETLER DİL ÜZERİNE KURULUR.
01.03.2010 16:40:36
hatice kübra
Mutluluk
Sabah komşumla karşılaşınca kapıda, duyduğum o tatlı “Günaydın…” lafının ardından, içimdeki coşkulu histir; mutluluk.Sarılınca anneme ya da babama, ellerimin sevgiyle yakılmasının ardından, etrafa saçılan o renklilikt
26.02.2010 14:28:28
emir salih bozkurt
ilkbahar
Ne kadarda güzeldir şu ilk baharlar...Çiçekler böcekler her yer cıvıl cıvıl çok hoşşşdurrr....
23.02.2010 09:34:10
Cemile Aydemir
Uçurum
Uçurum Gece yarısıydı. Arabadaydım. Radyo Maydonoz'da Selim gazete köşelerinden internete yayılmış bir öykü`yü anlatıyordu. Kulak kesildim:"Bir sonbahar günü Londra'daki doktor muayenehanesinin bekleme odasında otur
18.02.2010 19:19:42
emir salih bozkurt
teknoloji
ben teknolojiyi yakından takip ediyorum tübitak yayınları okuyorum, sizinde okumanızı tavsiye ediyorum
16.02.2010 16:16:44
şevval palaz
ARKADAŞLAR
ARKADAŞLAR CESUR YARDIM SEVERDİR. İYİ GÜNDE KÖTÜ GÜNDE YARDIM EDERLER.
09.02.2010 17:00:59
nazan ürer
spor
spor u öneriyorum çünkü spor yaparsak sağlıklı ve güçlü oluruz nazan ürer
09.02.2010 16:55:00
nazan ürer
sevgili arkadaşlar doğayı korumak içinel elele vererek çevreye duyarlı kulübe üye plalım
08.02.2010 13:04:39
şevval palaz
KİTAP ÖNERİYORUM
BU YAZIDAN BİR ÖNCEKİ YAZIMDA SAĞLIKLA İLGİLİ BAHSETMİŞTİM. ŞİMDİ DE SİZE BU KONUYLA İLGİLİ BİR KİTAP TAVSİYE EDECEĞİM KİTABIN ADI:'BİR MİKROBUN GÜNLÜĞÜNDEN' YAZARI:SARA GÜRBÜZ ÖZEREN YAYINEVİ:DAMLA YAYINLARI
06.02.2010 10:05:52
hatice kübra
sağlık
ARKADAŞLAR! SAĞLIK YAŞAMANIN BİRİNCİ VE OLMAZSA OLMAZI OLAN UNSURLARDANDIR. SAĞLIĞIMIZIN KIYMETİNİ BİLMEMİZ GEREKİR. İNSANLAR HALLERİNE ŞÜKRETMELERİ GEREKİR. SANIRIM İNSANLAR SAĞLIKLARININ KIYMETİNİ HASTA OLUNCA BİLİYORLAR.
06.02.2010 10:01:25
hatice kübra
EVİMİZDEKİ KAYNAKLAR
EVİMİZDE
06.02.2010 09:14:09
BÜŞRA DİNLER
DOĞA SEVGİSİ
BEN ÇİÇEKLERİ,AĞAÇLARI ÇOK SEVERİM.
27.01.2010 13:18:20
ercan köseni
aslıhan
ben çok iyi bir insanım benim adım aslıhan neslihan daha da çoğu var ama ben yazmak istemiyorum...
26.01.2010 15:21:51
aslıhan kumbasar
hayvanlar
hayvanları koruyalım saldırgan olursa sakın ona yaklaşmayın işte bukadar daha da çoğu var ama çok uzun olduğu için hepsini yazmadım...
26.01.2010 15:14:32
aslıhan kumbasar
kahvaltı
biz çocuklar için kahvaltı yapmak çok önemlidir.çünkü kahvaltı yapmak insanı kendine getirir.kahvaltınızda özellikle bulunması gereken şeylerden en az 5 tane zeytin yemelisiniz.böyle yaparsanız kara g&o
13.01.2010 16:58:26
mine gün
bir pazar günü.
ben alışveriş yapmayı va Pazara gitmeyi çok severim.alışveriş yerlerinde ve pazarlarda kilo ile taze meyve ve sebzeler alırız ama taze olmasına özen gösteririm.genellikle pazarlarda bazı kadınların satıcıyla pazarlık yaptığını gör&uu
13.01.2010 16:50:57
mine gün
istiyorsanız huzuru ormanı sev ve koru
orman hayvanların barındıgı,çeşitli bitkilerin bulundugu sık agaç topluluklarıdır.ormanda çeşitli bitkiler meyveler vardır.zaten eskiden yeryüzünün büyük bölümü ormanlarla kaplıymış bu nedenle &
12.01.2010 17:03:26
dilara korkmaz
dengeli beslenme
saglıklı beslenme yeterli ve dengeli beslembedir.vucudumuzu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için besin ögelerinden yeni yaglar karbonhitratlar protoginler vitamınler ve minarallerden yeterli miktarda alamayız
12.01.2010 17:03:22
rümeysa yıldırım
benim güzel ailem ve tatilim
Okullar kapandı.Bugün karne aldık ve eve geldim.karnemi anneme,kardeşime,dayıma,dedeme,anneannem,yengeme karnemi ğösterdim.Ve ailem karnemi çok begendi.ve bana karne almadan söz verdiler ailem.Hep beraber ailemle birlikte dinlenmek i
12.01.2010 16:57:18
emine camin
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10