MARMARA BÖLGESİNDEKİ TARİHİ MEKÂNLAR

 
Yazılma Tarihi : 12.03.2008 09:36:19
 
 

 

 

 

 

 

 

MARMARA BÖLGESİNDEKİ

TARİHİ MEKÂNLAR

VE

DOĞAL VARLIKLAR

 

 

 

 

 

 

Hazırlayan:

MERVE AKBULUT

 

 

 

 

 

 

MARMARA BÖLGESİNDEKİ TARİHİ MEKÂNLAR

VE DOĞAL VARLIKLAR

Bölgedeki millî parklar

  1. Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı (Çanakkale)
  2. Troya - Truva Millî Parkı (Çanakkale)
  3. Kazdağı Millî Parkı (Balıkesir)
  4. Kuş Cenneti Millî Parkı (Balıkesir)
  5. Gala Gölü Millî Parkı (Edirne)
  6. Uludağ Millî Parkı (Bursa)

 

 

·        GELİBOLU YARIMADASI TARİHÎ MİLLÎ PARKI

 


Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı
Kabatepe Tanıtma Merkezi

 

 

Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı, Çanakkale ili sınırları içerisinde, Gelibolu Yarımadası'nın güney ucunda, Çanakkale Boğazı'nın Avrupa yakasında 33.000 hektarlık bir alanı kapsayan park. 1973


Özellikler


Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı'nda yer alan şehitlik

Birinci Dünya Savaşı Çanakkale Deniz ve Kara Muharebelerinin yapıldığı yerler Gelibolu Yarımadası içerisindedir. Ayrıca batık gemiler, toplar, siperler, kaleler ve burçlardan ve savaşla ilgili yüzlerce başka kalıntıdan oluşan geniş bir yelpazenin yanı sıra 60.000'i aşan Türk şehidinin ve yine 250.000'i aşan Avustralya, Yeni Zelanda, İngiliz ve Fransız askerlerinin savaş mezarları ve anıtları buradadır.

Muharebe alanları, savaş mezarları, anıtlar ve savaşla ilgili kalıntılar "tarihi sit alanı" ve "kültürel varlık" olarak tescil edilmiştir. Ayrıca MÖ 4000 tarihine dek giden


birçok "Arkeolojik sit alanı ve anıtı" vardır. Çok çeşitli "doğal sit alanları ve anıtlar" içerisinde ise kumsallar, koyaklar,Akdeniz çalıları(maki) ile karışık koru parçaları, çarpıcı görünümlü jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar, bir tuz gölü(yakın zamana kadar bir kıyı gölüydü) ve 15. yüzyıl askeri mimarisinin eşsiz örneklerini içeren ilginç bir "kültürel miras" kolleksiyonu vardır.

Görülebilecek yerler

Gelibolu Yarımadası, denizlerin kendine has akıntıları, az yükseltili, dik yamaçlı kıyıları, oya gibi işlenmiş girintili çıkıntılı koyları, uzun kumsalları ile yörenin ormanlık tepeleri, vadileri savaşın akışında etkili rol oynamıştır.

Milli Parkta, Kilitbahirtaş Yaylası, Seddülbahir Savaş Alanı, Maeste Koyu, Tekke Köyü, Ertuğrul Koyu, İkizler Koyu, Hisarlık Tepe, Alçı Tepe, Zığındere, Kereviz Dere, Arıburnu, Anafartalar Savaş Alanlarında Kaba Tepe, Kanlı Şist, Conkbayırı, Suvla ovası, Kakma Dağı ayrıca Türk Şehitlik ve Anıtları, Yabancı Mezarlık ve Anıtlar, savaş kalıntıları (Tabyalar-silahlar, siperler, batıklar) Arkeolojik ve Tarihi Sitler, Müzeler ve Yerleşmeler görülmesi gerekli yerlerdir.

·        TROYA

 


Kazılar sonucu ortaya çıkan antik kentin duvarları

 


Troya (Truva, Yunanca: Τρο?α, Troia veya ?λιον, İlion, Latince: Troia veya Ilium) Homeros tarafından yazıldığı sanılan iki manzum destandan biri olan İlyada'da bahsi geçen Troya savaşının geçtiği antik kent. Antik İda Dağı'nın (Kaz Dağı) eteklerinde, Çanakkale il sınırları içinde yer alır. Günümüzde Türkiye sınırları içinde yer alan Troya kentinin adı Fransızcanın etkisiyle bu dildeki Troie kelimesinin okunuşundan Türkçeye Truva olarak da geçti ve yaygınlaştı.

 

 


 

Bugünkü Hisarlık (39°58′K 26°13′D ) mevkinde 1870'lerde Alman arkeolog Heinrich Schliemann tarafından keşfedilen antik şehrin kalıntılarında ondan daha sonra yapılan kazılar sonucunda, aynı yerde yedi kez -farklı dönemlerde- kent kurulduğu ve farklı dönemlere ait 33 katman olduğu saptanmıştır. Schliemann Troya'da bulduğu hazineyi önce Yunanistan'a kaçırmıştır. II. Dünya Savaşı'ndan önce Almanya'da olduğu bilinmekte olan hazine daha sonra kayıplara karışmış ve yakın zamana dek hazine hakkında bilgi alınamamıştır. Fakat kısa zaman önce Ruslar bu hazinenin kendilerinde olduğunu açıklamışlardır.


Troyalılar, Sardis kökenli Herakleid hanedanının yerine geçmiş ve Anadolu'yu 505 yıl boyunca Lidya krallığı Candaules (MÖ 735-718)dönemine dek yönetmişlerdir. İonlar, Kimmerler, Frigyalılar, Miletliler onlardan sonra Anadolu'da yayılmış, ardından MÖ 546 yılında Pers istilası gelmiştir.


 



Kaz Dağı

·        KAZ DAĞI

 

Kazdağı, Biga yarımadasının tamamı üzerine yayılır ve yarımadanın coğrafi doğal sınırlarını belirler. Yüksekliği 1774 m'dir. Kazdağı, Edremit Körfezi’nin kuzey kıyısını takiben ve doğu-batı yönünde 60-70 km. boyunca bir duvar gibi uzanır. Batıda Ege Denizi boyunca ve kuzeyde Marmara Denizi’ne doğru, araya nehirleri ve vadileri de alarak devam eder. Mitolojik adı İda'dır.

Kaz Dağı'nın Balıkesir il sınırları içinde kalan güney kısmı, Zeytinli Çayı’ndan Altınoluk beldesinin batısına kadar olan bölümü ile bu bölümün doruklara kadar olan yükseklikleri, 17.04.1993 tarih ve 21555 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 93/4243 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Milli Park kabul edilerek, koruma altına alınmıştır. Kaz dağının yamaçlarında mübadeleden gelen göçmen ve yerleştirilmiş Türkmen köyleri vardır, Çanakkale il sınırında Narlı köyü ile başlar,Doyran,Kızılkeçili,Zeytinli , Çamlıbel ve Altınoluk bunlardan bazılarıdır.

Kaz dağlarında altın arama çalışmaları yapılmaktadır. 2004 yılında çıkarılan madencilik yasası ile Türkiye’nin her yerinde maden aranabilir. Enerji Bakanı Hilmi Güler, maden aranmasına karşı çıkanları ajanlıkla itham etmiştir.

·        MANYAS KUŞ CENNETİ

Manyas Gölü, Balıkesir, il sınırları içerisinde bulunan bir göldür.

Yüzölçümü, 166 km²'dir. Bandırma ve Erdek körfezlerinden 15 km kadar güneyde yeralır. En derin yeri 5 kulacı geçmez. Göl, güneyinden Kocaçay'la beslenirken, suyunu Karadereyle Susurluk Çayı'na boşaltır. İlkbaharda çevresine yayılarak geniş bataklıklar oluşturur. Manyas Gölü'nden yayın, sazan, turna balığı ve karides avlanır. Kuzeydoğusunda birçok kuş çeşidinin barındığı Manyas Kuş Cenneti, bilim adamlarının ve turistlerin ilgi noktasıdır.200'ün üzerinde kuş türü saptanmıştır.

·        GALA GÖLÜ

Gala Gölü, Enez ve İpsala İlçeleri arasında bulunan Gala ve Pamuklu göllerini kapsayan alan 5 Mart 2005 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2005/8547 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla "Gala Gölü Milli Parkı" olarak belirlenmiştir.

Sulak saha, göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi, 111 kuş türünün varlığı, nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri, özellikle tepeli pelikan(Pelecanus crispus) bayağı aynak(Plegads falcinellus) ve küçük karabatak(Phalac rocorox pygmeus) gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.

 

·       ULUDAĞ


                     

Uludağ, Olimpos Dağı olarak da bilinir. Bursa ili sınırları içinde, 2.543 m yüksekliği ile Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan dağ. Antik çağın ilk tarihçilerinden Heredot (İ.Ö 490-420) yazdığı Heredot Tarihi isimli kitabında Uludağ, Olympos olarak geçer ve Olympos'ta Lydia kralı Kroisos'un oğlu Atys'in yaşadığı trajediyi anlatır. Heredot'tan 400 yıl sonra Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon (İ.Ö 64-İ.S 21) yazdığı 17 kitaptan oluşan Coğrafya isimli kitabında Uludağ, Olympos ve Mysia Olympos'u olarak geçer.


Strabon; Mysia isminin aslının Lydia'lılarda gürgen ağacı anlamına gelmektedir. Roma İmparatorluğu'nda resmi din hıristiyanlık olduktan sonra Uludağ'da 3. yüzyıldan sonra keşişlerin yaşadığı ilk manastırlar kurulmaya başlanmış ve manastırlar 8. yüzyılda sayıca en üst seviyeye çıkmıştır. Uludağ'da Nilüfer nehri ile Deliçay arasındaki vadi ve tepelerde 28 manastır kurulmuştur. Orhangazi Bursa'yı uzun bir kuşatmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşişlerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken, bazılarının yerlerine Doğlu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi müslüman dervişlerin inziva yerleri olmuştur. Orhangazi Bursa'yı teslim aldıktan sonra Türkler dağa Keşiş Dağı ismini vermişlerdir. 16. yüzyılda Bursa'ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ'ın Türklerin eline geçtikten sonra keşişlerin sadece gündüzleri ibadet için dağa çıktıkları ve manastırların harç kullanılmadan taş duvarlarla yapıldığını belirtir.

Marmara Bölgesinin en yüksek dağı. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ'ın uzunluğu 40 km'yi bulur. Genişliği ise 15-20 km'dir. Toplu ve heybetli bir görünüşe sahip olan bu dağın Bursa'ya bakan yamaçları kademeli, güneye Orhaneli'ne bakan tarafları ise düz ve daha diktir. En yüksek noktası Uludağ Tepe'de 2.543 m'dir. Dağın kuzey tarafında Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır.

Uludağ'ın yüksek yerlerinde eski buzullara ait izlere rastlanmaktadır. Karatepe'nin kuzeyindeki Aynalıgöl, Karagöl ve Kilimligöl buzul gölleri bu izlerin en önemlileridir. Bu göllerin mavi berrak suları, hemen aşağısında başlayan yemyeşil çam ormanları, yükseklerdeki beyaz kar yığınları buraların güzelliğine güzellik katmaktadır.

Etrafındaki çöküntü sahalarının çevresinde yükselen Uludağ'da tabakalar arasında yer yer maden ve maden damar yataklarına rastlanmaktadır. Türkiye'nin önemli volfram yatakları buradadır. İklimi, yüksek dağ özelliğindedir. Yükseklere çıkıldıkça kar yağışı ve miktarı fazlalaşır. Yüksekliğe bağlı olarak da ısı azalır. Dağın doruk noktasındaki karlar yaz kış erimez. Bazı yerlerde kar kalınlığı iki metrenin üzerine çıkmaktadır. Uludağ'dan kaynaklanan derin vadiler içindeki pekçok dere, Nilüfer Çayı ile Göksu'ya ulaşırlar.

Uludağ modern dağ tesisleri, teleferiği Bursa'nın hemen yanında olması ile dağ ve kış turizminin merkezi olmuştur. Türkiye’nin en büyük kayak merkezidir. Yol durumunun uygunluğu, her mevsim kar bulunması, eşsiz manzaraları buraya turist çekmektedir. Dağın doruk noktasından açık havada İstanbul, Marmara ve civar yakın yerlerin görünmesi buraya ayrı bir özellik vermektedir. Doğu, kuzey eteklerinin Bursa Ovasına yakın yerlerinde sıcak su kaynaklarının bulunmasından burada kaplıcalar meydana gelmiştir. Bursa'nın Çekirge semtindeki bu kaplıcalar pek çok hastalığa şifa olmaktadır.

 

 

  İstanbul'daki tarihi mekânlar ve doğal varlıklar

·        SURLAR

 


 

İstanbul Surları

 

İstanbul Surları, İstanbul'un etrafını çeviren surlar tarihte 7. yy.dan başlayarak inşa edilmiş, yıkılmalar ve yeniden yapmalarla dört defa elden geçmiştir. Son yapımı M.S. 408'den sonradır. II. Theodosius (408-450) zamanında İstanbul surları Sarayburnu'ndan Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray'a bu taraftan ve Marmara kıyısı boyunca Yedikule'ye, Yedikule'den Topkapı'ya, Topkapı'dan Ayvansaray'a uzanıyordu.


Surların uzunluğu 22 km.dir. Haliç surları 5.5 km., kara 6,5km. Marmara Surları 9 km.dir. Kara surları üç bölümden oluşur. Hendek, dış sur,iç sur. Hendekler bugün tarım alanı olmuştur. Sura bitişik ve 50 m. aralıklarla kara surları tarafında, birçoğu yıkılmış, çatlamış durumda 96 burç bulunmaktadır. Bu burçlar, boydan boya uzanan sur duvarlarından 10 m.lik çıkıntıda, çoğunlukla kare planlı ve 25 m. yüksekliğindedir.

·        SARAYLAR


 

Dolmabahçe Sarayı

 

Beylerbeyi Sarayı


  • Dolmabahçe Sarayı:Dolmabahçe Sarayı, Karaköy'den Sarıyer'e uzanan sahil şeridinin

Kabataş ile Beşiktaş arasında kalan bölümünde, Marmara Denizi'nden Boğaziçi'ne deniz yoluyla girişte sol sahilde, Üsküdar'ın karşısında yer alan saray. Denizden yer alınıp doldurulmasıyla ortaya çıkan alana yapıldığı için dolmabahçe adını almıştır. Yapıldığı dönemde yapılması için yabancı devletlerden alınan borç paralar kullanılmıştır.

·         Beylerbeyi Sarayı:Beylerbeyi sarayı 1861-1865 yıllarında, eski ahşap bir sahil sarayının

yerinde Sultan Abdülaziz tarafından Sarkis Balyan'a yaptırılmıştır.

·         Topkapı Sarayı:Topkapı Sarayı, İstanbul'da yer alan ve dünyada günümüze gelebilmiş

sarayların en eskisi ve genişidir. Konumu, Haliç’i, Boğaziçi’ni ve Marmara denizi gören, İstanbul’un ilk kuruluş yeri olan bilinen akropol tepesidir. Tarihi İstanbul üçgen yarımadasının en uç noktasında, 5 km'yi bulan surlarla çevrili, 700.000 m2 özel araziye sahip bir komplekstir.

·         Yıldız Sarayı:Yıldız Sarayı ilk kez Sultan III. Selim'in (1789-1807) annesi Mihrişah Sultan

için yaptırılmış, özellikle Osmanlı padişahı II. Abdülhamit zamanında Osmanlı Devletinin ana sarayı olarak kullanılmış, günümüzde Beşiktaş İlçesi’nde yer alan bir saraydır. Dolmabahçe Sarayı gibi tek bir bina halinde değil, Marmara denizi sahilinden başlayarak kuzeybatıya doğru yükselip sırt çizgisine kadar tüm yamacı kaplayan bir bahçe ve koruluk içine yerleşmiş saraylar, köşkler, yönetim, koruma, servis yapıları ve parklar bütünüdür.

  • Çırağan Sarayı: İstanbul, Beşiktaş ilçesi, Çırağan Caddesi üzerinde bulunan tarihi saray.

Haliç ve Boğaziçi’nin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kişilere saray ve köşkleri için tahsis edilmişti. Zaman içinde bunların bir çoğu yok olmuştur. Büyük bir saray olan Çırağan’da 1910 yılında yanmıştı. Önceki bir ahşap sarayın yerinde 1871 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimarı Serkis Balyan’a yaptırılmıştı. 4 yılda 4 milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahşap, duvarlarda mermer kaplıydı. Yapımı için Avrupa devletlerinden borç alınmıştır.Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları zengin döşenmiş, mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem işleri ile süslüydü. Boğaziçi’nin diğer sarayları gibi Çırağan’da birçok önemli toplantıya mekan olmuştu. Renkli mermerle süslenmiş cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş, yanına ilave edilen eklentiler ile 5 yıldızlı, güzel bir sahil oteline dönüştürülmüştür. Bahçesinde süs havuzu, iskele ve helikopter pisti bulunmaktadır. Günümüzde birçok sosyal aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır.

·        MEYDANLAR


 

Taksim Meydanı

 

Sultanahmet Meydanı


·        Taksim Meydanı : Taksim semti ve meydanı adını, eskiden Galata-Beyoğlu suyunun "taksim

 edildiği", Taksim Maksemi'nden almıştır.

Meydan olmadan önce, eski evlerin sıralandığı dar bir bölge olan semt, meydan haline getirilip genişletildikten sonra zamanla bugünkü görünümünü almıştır. Meydanın ortasındaki Cumhuriyet Anıtı ve çevresi bugün tören yeri olarak kullanılıyor ve buluşma yeri işlevini üstleniyor. Meydanın başlangıcından Tünel'e kadar nostaljik tramvay çalışır.

Taksim Meydanı’nın simgesi haline gelen Cumhuriyet Anıtı İtalyan heykeltraş Pietro Canonica'ya yaptırılmış, 1928 yılında yerine yerleştirilmiştir. Anıtın yapımı 2,5 yıl sürmüş, anıt taş ve bronz kullanılarak yapılmıştır. Maliyeti için halktan para toplanmıştır. Cumhuriyet dönemi anıtlarından ilk defa figüratif bir anlatımla Atatürk'ü ve yeni düzeni anlatan bir heykeldir. Anıt dikilmeden önce Taksim'de alan özelliği yoktu.

·        Sultanahmet Meydanı : İstanbul'un en önemli meydanlarından biri. Bizans devrinde

Hipodrom olarak bilinirdi. “Hipodrom” Yunanca "hippos" (at) ve "dromos" (yol) sözcüklerinin bileşiminden oluşan ve "atyolu" anlamına gelen bir kelimedir. Osmanlı döneminde buraya At Meydanı denirdi.

Günümüze çok az kalıntıları kalan Bizans devri önemli yapıları ve abideleri Hipodrom çevresinde inşa edilmişti. “Büyük Saray” diye bilinen İmparatorluk Sarayı Hipodromun yanından başlar, aşağılara, deniz kenarına kadar uzanırdı. Bu Saraydan günümüze bir büyük salonun yer mozaik panosu gelebilmiştir. Şehrin en önemli meydanı Agusteion ve burası ile cadde arasında Milerium zafer takı bulunurdu. Cadde Roma’ya kadar uzanan yolun başlangıcı idi ve ilk kilometre taşı da buradaydı.

Osmanlı zamanında da Yeniçeri isyanları bu bölgede olur, kırk gün kırk gece süren şehzade sünnet düğünleri, şenlikler burada yapılırdı. İstanbul'da Halide Edip'in işgale karşı konuşma yaptığı 1920 Sultanahmet mitingi de burada yapılmıştır.

Meydanın orta yerinde Kayzer Wilhelm'in ziyaret hatırası olarak yapılmış olan Alman Çeşmesi bulunmaktadır. Meydanın batısında ise İstanbul Adliyesi yer almaktadır. Meydan günümüzde İstanbul'un en önemli turistik merkezidir.

·        Boğaz : Avrupa ve Asya'yı ayıran Boğaz'da Karadeniz'e doğru geleneksel ve unutulmaz bir

deniz gezisi yapmadan İstanbul ziyareti tamamlanmış sayılamaz. Büyük bir ihtişam ve saf bir güzellik yansıtan kıyıları geçmiş ve günümüzün karmasıdır. Yalıların yanında modern oteller, taştan hisarların yanı başında rustik saraylar ve küçük balıkçı köylerinin hatırasını taşıyan semtlerde şık yapılar...

·         Haliç: Uzun ve dar, boynuz biçimindeki Haliç İstanbul'un Avrupa tarafını bölmektedir.

Dünyanın en tabii limanlarından biri olduğundan Bizans ve Osmanlı donanmaları ve ticari gemicilikle ilgilenenler burada toplanmışlardır. Gurup vakti suyun altın rengini aldığı bu yerin kıyıları bugün hoş parklarla ve yürüme alanlarıyla çevrilidir. Haliç'in ortasına doğru gidildiğinde yer alan Fener ve Balat semtlerinde, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma ahşap evler, kiliseler ve sinagoglarla dolu sokaklar bulunmaktadır. Ortodoks Patriği de burada oturmaktadır. Biraz yukarıdaki Eyüp, Osmanlı mimarisinde oymacılığın yansıdığı bir yerdir.

Tepelerin yamaçlarını yer yer koyu selvilerin bulunduğu mezarlıklar kaplamaktadır. Dualarının kabul göreceğine inananlar buradaki Eyüp Türbesini ziyaret ederler. Bu tarafa bakan tepedeki Pierre Loti Kahvesi manzaranın keyfine varmak için mükemmel bir mekandır.

 

·        Beyoğlu Ve Taksim : Beyoğlu yapıldığı devrin özelliklerini koruyan, 100 yıl evvelki Avrupa

tesirli mimari mirasıyla görülmeye değer bir semttir. Avrupa'nın ikinci eski metrosu Tünel halen en kısa metro unvanını korumaktadır. Metro ile kulesi bir sembol haline gelen Galata bölgesine geçmek mümkündür. Tünelin üst ucu Istiklal Caddesinin başlangıcıdır. Eski tramvayların tekrar servise konulduğu, yalnız yayalara açık cadde, Cumhuriyet devrinde konsolosluklara tahsis edilen eski elçilik binaları ile çevrilidir. Tünelin üst kısmında, İstiklal Caddesinin başlangıcındaki Divan Edebiyati Müzesi (Mevlevi Tekkesi - 18. yy. eseri) güzel bir yapıdır. Caddenin iki yanında birbirinden meşhur mekanlar vardır.

·        Ortaköy : Boğazın en güzel yerine tahtlanan, zamanında padişahların sayfiye yeri olan

Ortaköy Osmanlı Dönemi'nden beri ilgi çeken bir yerleşim merkezidir. Bugün Ortaköy Çırağan Sarayı, Kabataş Erkek Lisesi, Feriye, Princess Oteli, ve cami kilise ve sinagog üçgeninde yer  alır

·        Sarıyer: Boğaziçi bu yerleşimleri sadece yeşil koruluklarla örtülü yamaçlara sahiptir. Her

iki kıyıda son yerleşimler Karadeniz'e komşu Anadolu ve Rumeli Fenerleri ile balıkçı köyleridir.

 

·        Üsküdar: Üsküdar, Kız Kulesi ile bütünleşen bir semttir. Karşıya, Avrupa'ya geçişin

iskelesidir. Meydandaki 16. yüzyıl camileri, ortadaki abidevi çeşme, sahildeki minyatür Şemsi Paşa Cami ve Medresesi Türk sanatının güzel örnekleridir. Tarihi Karacaahmet Mezarlığı ve daha ilerideki büyük ve küçük Çamlıca tepeleri Üsküdarın sırtlarında bulunur. Tepeler çamlıklarla örtülü olup, Adaların ve Boğazın kuş bakışı manzaralarına hakimdir.

·        Adalar : Bizans devrinde manastırların kurulduğu Adalar, saray mensuplarına yazlık veya

sürgün yeri olmuş; Heybeliada'da Bizans'ın son yapısı, Meryem Ana'ya ithaf edilmiş küçük kilise, Deniz Lisesi üst binası avlusunda bulunur. 19. yüzyıl başlarında servise giren buharlı vapurlar ile Adalar'a ulaşım kolaylaşmış, okullar ve oteller de inşa edilince nüfus artışı başlamıştır. Büyükçe olan, yan yana sıralı dört ada yazlık evler, villalar, çamlık korularla kaplı olup, plaj ve piknik yöreleri ile ünlüdürler

·        Ayasofya Müzesi : Mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden ilk ve son ünik

uygulama olarak görülen Ayasofya; Osmanlı camilerine fikir bazında da olsa esin kaynağı olmuş, doğu-batı sentezinin bir ürünüdür. Bu eser dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer almaktadır.

·        Kız Kulesi: İstanbulun sembolü olan Kız Kulesi, Boğaz girişindeki kayalık üzerine kurulmuş

küçük, şirin bir kuledir. Tarih içinde gözetleme kulesi, deniz feneri olarak kullanılan kule günümüzde turizme tahsis edilmiştir. Batı kaynakları burayı sevgilisi Hera'ya kavuşmak için yüzerken boğulan Leander'in kulesi olarak tanıtır. Bir diğer hikayeye göre de burası, kızının yılan tarafindan sokulacağını rüyalarında gören İmparatorun, emniyette olması için genç kızı yerleştirdiği kule idi. Meyve sepeti içinde gelen yılan trajediye sebep olur.

·        Galata Kulesi: Bizanslıların Cenevizliler aleyhine hareketlerine karşılık, Cenevizliler

tarafından yapılmıştır. Bölgeyi her türlü saldırıdan korumak için de bu kuleyi yaptırmışlardı.

·        Beyazıt Kulesi: Bugünkü İstanbul Üniversitesi merkez binasının bulunduğu yerdeki yapı (eski

saray), II. Mahmut devrinde Milli Savunma Bakanlığı (Seraskerlik) olarak kullanılmıştır. Ahşap bir merdivenle çıkılan yukarıdaki sahanlık, şehrin büyük bir kısmını kuşbakışı seyretme olanağı sağlar.

·        Hisarlar : Üçgeni andıran eski İstanbul yarımadasının etrafı 5. yüzyılda Roma döneminde

yapılan, 22 km.yi bulan surlarla çevrilidir. Kara surları deniz kıyısından başlayarak tepeleri ve vadileri geçerek Haliç surlarına iner.

 

·        Yedikule: Bu surlardaki en görkemli kapı, Marmara Denizi'ne yakın olan "Altın Kapı" idi.

Zaman içerisinde hazine, depo ve elçi hapishanesi olarak kullanılmış iken, günümüzde enteresan girişi ve "Altın Kapı" kuleleri ile şehrin bir diğer müzesidir.

·        Anadolu Hisarı: Karadeniz'in tek çıkışı Boğaziçi'nin Asya kısmında yer alan hisar, 1390'lı

yıllarında Sultan Bayazıt tarafından yaptırılmıştır. Karşı kıyıdakı Rumelihisarı ile birlikte Boğaziçi transit geçişinin tam kontrol altında tutulması sağlayan bu küçük kale, burçlarına yaslanan eski ahşap evler ve civarı ile pitoresk bir manzara oluşturur.

·        Rumeli Hisarı: İstanbul Boğazı'nın Rumeli yakasındadır. Bizans'a kuzeyden yardım gelmesini

önlemek amacıyla Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında yaptırılmıştır.

 

 

 

·        SARAYLAR, KÖŞKLER VE KASIRLAR :

·        Topkapı sarayı : Bu saray diğer Avrupa Sarayları gibi tek bir binada olmayıp çeşitli köşk ve

dairelerden oluşmuştur

 

·        Aynalıkavak Kasrı :Haliç üzerindeki saray, geleneksel Türk mimarisinin en güzel

örneklerinden biridir.

·        Beylerbeyi Sarayı :1861-1865 yıllarında, eski ahşap bir sahil sarayının

yerinde Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır.

 

·        Çırağan Sarayı :Büyük bir saray olan Çırağan 1910 yılında yanmıştır. Önceki bir ahşap

sarayın yerinde 1871 yIında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimar Serkis Balyan'a yaptırılmıştı.

·        Dolmabahçe Sarayı : 19. yüzyılda Sultan I. Abdülmecit tarafından yaptırılan Dolmabahçe

Sarayı'nın cephesi Boğaz'ın Avrupa kıyısında 600 m boyunca uzanmaktadır. Dolmabahçe Sarayı, Avrupa sanatı üsluplarının bir karışımı olarak 1843-1856 yılları arasında inşa edilmiştir. Sultan Abdülmecit'in mimarı Karabet Balyanın eseridir.

·        Florya Atatürk Deniz Köşkü: Marmara Denizi'ne T biçiminde uzantısı ile bu köşk, 1935'de

inşa edilmiştir. Atatürk burada kalan ilk cumhurbaşkanıdır.

 

·        Ihlamur Kasırları :19 uncu yüzyıl yaptırılan Ihlamur Köşkü ismini bahçesinde yetişen

Ihlamur ağaçlarından almıştır. Şimdilerde İstanbul'un ortasında yer alan bu köşk eskiden şehrin dışındaydı.

·        Küçüksu Kasrı : Yazlık olarak kullanılan saray, 19 uncu yüzyılın ortasında I. Abdülmecit

tarafından yaptırılmıştır.

·        Maslak Kasırları : Sultan Abdülaziz tarafından av evi olarak tasarlanan Maslak Köşkü, 19.

yüzyıl Osmanlı süsleme sanatının kayda değer en güzel örneklerini taşımaktadır.

·        Merasim Köşkü : Resmi törenler için kullanılmaktayken, Maiyet Köşkü sultanın maiyetini,

bazı hallerde de saraydan gezinti için ayrıldıklarında haremini barındırmıştır.

·        Yıldız Sarayı : Boğaziçine hakim tepeler ve vadileri kaplayan geniş alan üzerine serpiştirilmiş,

yüksek duvarların çevrelediği avlular içerisinde köşkler, bahçeler kompleksidir.

 

·        CAMİLER, KİLİSELER VE SİNAGOGLAR:

İsanbul'un ünlü camileri arasında Sultanahmet Cami, Süleymaniye Cami, Rüstem Paşa Cami, Fatih Cami, Eyüp Cami, Yeni Cami, Sokullu Mehmet Paşa Cami ve Mihrimah Sultan Cami sayılabilir.

Kente pek çok kilise ve manastır faal durumdadır. Bir kısmı ise cami haline dönüştürülmüştür. Studios Manastin Kilisesi , Sergios-Bakhos Kilisesi, Hagia Eirene Kilisesi, Pantakrator Manastir Kilisesi, Vefa Kilisesi (Hagios Theoderos), Nyrelaion Manastır Kilisesi, Eglise D'hagia Thekla Manastırı, Eski İmaret Cami (Pantepoptes Manastin Kilisesi), Kalenderhane Cami (Akataleotos Manastırı), Fenari İsa Cami (Lios Manastır Kilisesi) ve Fethiye Cami (Pammakaristos Manastr Kilisesi) ünlüleridir.

·        Kapalı Çarşı: Dev ölçülü bir labirent gibi, 60 kadar sokağı, üç binden fazla dükkanı ile

dünyanın en eski ve büyük kapalı çarşısı olan "Kapalı Çarşı" İstanbul şehrinin merkezinde yer alır. Adeta bir şehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür.

 

·        Mısır Çarşısı: İstanbul'un ikinci kapalı çarşısıdır. IV. Mehmet'in annesi Hatice Turhan Sultan

tarafından Yeni Cami'ye vakıf olarak yaptırılmıştır. Çarşıda 6 kapı vardır.

·        Bakırcılar Çarşısı: İstanbul’un özellikle yabancıların dikkatini çeken, bir çarşısı da

Beyazıt’taki Bakırcılar Çarşısıdır

 

·        Su Kemerleri : Mualla Kemeri, Uzun Kemer, Güzelce Kemer, Bahçeköy Kemeri

 

·        Çeşmeler: Sultanahmet Çeşmesi (III. Ahmet Çeşmesi), Üsküdar III. Ahmet Çeşmesi, Alman

Çeşmesi, Tophane Çeşmesi, Beykoz Ishak Ağa Çeşmesi, Ayazma Çeşmesi, Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi, Göksu Çeşmesi, Esma Sultan Çeşmesi,

 

·        Anıtlar ve Meydanlar : Hipodrom, Theodosius Dikili Taş, Gotlar Sütunu, Çemberlitaş

(Konstantin Sütunu),Yılanlı Sütun (Burmalı Sütun), Beyazıt Meydanı


Edirne'deki tarihi mekânlar ve doğal varlıklar

 

Türkiye ile Yunanistan arasındaki Tekirdağ'ın kuzeyinde yer alan Edirne yıllar boyu Osmanlı başkenti, 18 inci yüzyılda ise Avrupa'nın en büyük yedi şehrinden biri olmuştur.100 yıl kadar bir süre Osmanlı İmparatorluğunun başkenti olması buradaki tarihi ve mimari açıdan önemli yapıların sebebidir. Edirne, camileri, dini kompleksleri, köprüleri, eski pazar yerleri, kervansaraylar

ve saraylarıyla yaşayan bir müzedir.

 


 

Sanat ve Kültür : Şehirde Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camii, Üç Şerefeli Cami ve Eski Cami Edirne'nin en önemli eserlerini oluşturur. Selimiye Arastası, Bedesten ve Alipaşa adlı üç kapalıçarşısı bulunmaktadır. Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmasından dolayı şehir han, cami, çarşı gibi tarihi eserlerle süslüdür. Osmanlı döneminde kullanılan saraydan günümüzde Adalet Kasrı haricinde bir bina kalmamıştır.

Edirne, Osmanlı döneminde çini ve seramik sanatının önemli merkezlerindendi. Edirne'deki saray ve önemli binaların çinileri, şehrin sanatsal geleneğinin ürünleridir.


             Adalet Kasrı

·        Enez Antik Kenti : Enez ( Ainos ) tarihi dönemlerde çok önemli bir liman iken bugün kıyıdan

3.5 km içeridedir. Tarih boyunca birçok kereler restore edilmiş olan Enez Kalesi görülmeye değer. Aynı zamanda M.Ö. 6 ıncı yüzyıla dayanan bir kilise, bazı oyma mezarlar ve suları berrak bir de plajı bulunmaktadır.

 

·        Dolmenler (Menhir, Taş Mezarlar): Lalapaşa ilçesinde İ.Ö.2000 sonları ile İ.Ö. 1000

başlarından kalma ‘Dolmenler’ (menhir, taş mezarlar) bulunmaktadır. Yapılan kazılarda mezar içlerinde bazı araçlar (Göz yaşı şişesi, madeni takılar) bulunmuş ve bunlar Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

·        Edirne Sarayı: Sultan I. Murad tarafından yaptırılan ilk saraydan sonra, Sultan II. Murad

döneminde Tunca’nın batısında, çok büyük bir alan üzerine 1450’de Edirne Sarayı’nın inşaatına başlandı. Sultan’ın 1451’de ölümünden sonra oğlu Fatih Sultan Mehmed tarafından yapı tamamlatıldı. Kalıntılar arasında, Cihannüma Kasrı, Kum Kasrı Hamamı, Babusseade, Matbahi

Amire ve Adalet Kasrı’dır.

·        CAMİLER, KİLİSELER VE SİNAGOGLAR:

Selimiye Camii, Üç Şerefeli Cami (Merkez), Muradiye Cami (Merkez), II. Bayezit Cami ve

Külliyesi (Merkez), Eski Cami (Merkez), Yıldırım Camii (Merkez) Fatih Cami (Enez Ayasofyası-Enez), Kasım Paşa Külliyesi-Havsa, Sweti George Kilisesi (Merkez), Yahudi Havrası (Merkez)

 

·        KERVANSARAYLAR

Sokak üzerinde bir sıra dükkânı bulunan ve klasik Osmanlı mimarlığının ilginç örneklerinden olan Rüstem Paşa Kervansarayı, Kanuni Sultan Süleyman’ın ünlü sadrazamı Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırıldı. Ekmekçioğlu Ahmed Paşa Kervansarayı, I. Sultan Ahmed’in emri ile Defterdar Ekmekçioğlu Ahmet Paşa tarafından 1609 senesinde yaptırıldı.

·        KÖPRÜLER

Edirne’deki önemli yapı türlerinden biri de köprülerdir. Edirne’nin içinde bulunan ve Sinan devrinin Edirne dışında inşa ettiği köprülerin güzelliğine başka kentlerde erişilememiştir.

Bu kentteki köprülerin en eskisi Bizans İmparatoru Michael Palaiologos (1261-1282) dönemindendir. Köprü sonradan Gazi Mihal Bey tarafından yeniletildiğinden onun adı ile anılır (1420). 1640’da Kemankeş Kara Mustafa Paşa bu yirmiyedi gözlü köprüye sivri kemerli Tarih Köşkü’nü ekletmiştir. 1451’de yapılan Şahabettin Paşa (Saraçhane) Köprüsü on iki ke- merli ve on bir ayaklıdır. 1452’de Fatih döneminde yaptırılan Fatih Köprüsü, 1488’de Mimar Hayrettin’in yapıtı olan Bayezid Köprüsü, 1560’da Mimar Sinan’ın eserleri arasında yer alan Saray (Kanuni) Köprüsü, 1608-1615 yılları arasında Sedefkar Mehmed Ağa’nın yaptığı Ekmekçizade Ahmed Paşa Köprüsü, 1842-1847 yılları arasında Meriç’le Arda’nın birleştiği yerde tamamlanan Meriç Köprüsü

(Yeni Köpıü) Edirne’nin en önemli köprüleridir.

 

·        ÇARŞILAR


Geçiş yolları üzerinde bulunan kentin gelişme döneminde hem artan ekonomi ve ticaret

yoğunluğunu karşılamak hem de cami ve imaretlere gelir sağlamak amacıyla birçok han, bedesten

ve çarşı inşa edildi.



Balıkesir 'deki tarihi mekânlar ve doğal varlıklar

 

·        Antandros (Edremit-Altınoluk) Antik Kenti : Mysia'da İda Dağı eteğinde çok eski bir

şehirdir. Adramytteion'un denize bakan çıkıntısının kuzey kenarında, Alkaios'a göre bir leleg yerleşimi, Skepsis'li Demetrios'a göre bir Kilikya kuruluş; Herodot'a göre bir Pelasg yerleşimi;

Thukydides'e göre bir Aiol yerleşimi. Edonis ve Kimmeris gibi yan adları da vardır.

·        Kaz Dağı (İda Dağı) : Edremit Körfezi’nin Kuzeyinde bulunan Kaz dağları 21.300

hektarlık alanıyla deniz ve yeşilin tarihi dengeler ile doğanın kucaklaştığı zengin fauna ve florası ile

ülkenin görülmeye değer yerlerindendir.

·        Kaplıcalar : Edremit - Güre Kaplıcası, Bostancı Entur Kaplıcaları, Edremit - Derman Kaplıcası

 

·        Sütüven (Mesire Yeri): Edremit’e 20 km uzaklıkta İzmir - Çanakkale karayolu üzerinde

piknik alanıdır. Manzara seyir terasları ve oyun alanları düzenlemeleri bulunmaktadır. Alanda 8 m

yükseklikten dökülen ve yörenin adı ile anılan Sütüven şelalesi bulunmaktadır.

 

·        Balıkesir Parkı: Türkiye'nin en eski, modern ve güzel parklarından biridir. Şehrin merkezinde

çam ve çitlenbik ağaçları ile kaplı park; gazinoları çocuk bahçeleri ve iki büyük havuzu ile geniş bir alana yayılmaktadır. İlin Kuvayi Milliye Etkinlikleri ile Altı eylül Milli Fuarı etkinlikleri bu alan içerisinde yapılmaktadır. Atatürk Anıtı da park sahası içinde olup, 6 Eylül 1963’de tamamlanmıştır.

·        Saat Kulesi: Saat Kulesi 1829 yılında Giritli Mehmet Paşa tarafından İstanbul Galata

Kulesi’nin benzeri olarak silindir şeklinde yaptırılmış idi. 1897 yılındaki deprem nedeniyle yıkılınca, 1901 yılında bugünkü şekliyle yeniden yaptırılmıştır. Kare prizma şeklindeki bina, beyaz kesme taş ile yapılmış ve kabartma işçiliklerle de süslü hale getirilmiştir. En üst kat kubbe ile örtülmüş ve büyük bir çan eklenmiştir. Buranın hemen altındaki katta ise dört yöne de birer saat konmuştur.

·        Şadırvan: Saat kulesinin yakınında yer almakta olup burası ikinci yeridir; taşınarak buraya

getirilmiştir. Şadırvan 1908 yılında Ömer Ali Bey zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Pembe granitten yedi sütuna oturan soğan şeklinde bir kubbe bulunmaktadır. Kemerlerle bağlı sütunların üzerinden yatay bir silme ve saçak yer almaktadır.

·        Balıkesir Evleri: Anadolu gibi tarihin derinliğine yaşandığı, uygarlıkların kesiştiği toprak

parçasında bugüne ulaşan mimari mirasın korunması büyük önem taşımaktadır. Balıkesir geleneksel evleri toplumun geçmişini, ekonomisini ve yaşam biçimini

yansıtmaktadır.

·        Zağnos Paşa Külliyesi: Cami, hamam, türbe, muvakkıthane, muallimhane ve bedestenden

oluşan site, Balıkesir’in en büyük ve mimari yönden en mükemmel külliyesidir. Ahmet Vefik Paşa meydanında bulunan bu eserin muallimhane, imaret ve bedesteni bulunmamaktadır. 1461 tarihinde Fatih Sultan Mehmet’in ünlü veziri Zağnos Mehmed Paşa tarafından, o zamanki şehrin kenarına yapılarak Balıkesir diğer yöne yayılmasını sağlamıştır. Külliyeden sadece hamam günümüze dek özgünlüğünü koruyabilmiştir. 1897 yılındaki depremde yıkılan camii ve türbe 1908 yılında Mutasarrıf Ömer Ali Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır.


 

Balıkesir çarşıdan bir görüntü–2007

Camii; Özgün yapıdan sadece kuzey kapısı üzerindeki ve iç bölümdeki yazıt kalmıştır. 1908 yılında yeniden yapımı sırasında Rum ve Ermeni ustaların çalışması nedeniyle, Osmanlı sanatının son döneminde görülen melez üslubun etkilerini taşımaktadır. Kare planlı, dört payeye oturan büyük kubbeli yanları tonozlu ve köşelerde köşe kubbeleri bulunan düzgün yontma taş ve tuğladan yapılmış bir yapıdır. Dış görünüşünde yatay ve dikey hatları dikkat çeker. Caminin iç bölümüne çift kanatlı ahşap kapılarla girilir. Kapıların önüne dört köşeli mermer sutünların taşıdığı, ahşap tavanlı kurşun kaplı ve eğimli bir çatı ile örtülü sundurmalar yer alır. Kalın duvarlarla çevrili ibadet yeri dört kalın kare paye ve bu payeleri birleştiren kemerlerle birbirinden ayrılmıştır. Köşe kubbelerinde


ve kemerlerde Osmanlı sanatında kullanılmış olan rumi, palmet ve kıvrık dal motiflerinden oluşan kalem işi süslemeler göze çarpar. Mihrap, son dönem Osmanlı sanatının tüm özelliklerini taşımaktadır. Kubbenin geçişi ve yarım tonozlar kıvrık dal, çiçek ve lale motifleri ile süslüdür. Kubbenin iki köşesindeki pencerelerin arası çinilerle süslenmiştir. Barok tarzda ve kesme taştan yapılmış olan minare, barok bir külahla biter. Caminin biri kuzeyde diğeri güneyde olmak üzere iki şadırvanı bulunmaktadır. Kuzeydeki şadırvan on iki köşeli mermer olup, suyu Paşa hamamından gelmektedir.

·        Yıldırım Cami: 1338 yılında Yıldırım Beyazıd tarafından yaptırılmıştır. Balıkesir'de

Osmanlılar Döneminden kalma en eski eserdir. Avlusunda 12 odadan ibaret medrese ve bir şadırvan bulunmaktadır. İç mimarisi sade bir görüntü ile ön plana çıkmaktadır.Yıldırım Mahallesi’nde yer alan Cami, Balıkesir’in en eski Osmanlı yapıtıdır. Yapım kitabesi bulunmamaktadır.

·        Balıkesir Kuvayi Milliye Müzesi: Kuvayi Milliye Müzesi oluncaya kadar, Eski Belediye

Binası olarak kullanılan bina,1840 yılında Karesi Sancağı Defterdarı Girıdizade Mehmet Paşa’nın konağı olarak yaptırılmıştır.1800’lü yıllarda bir yangın sonucu yanmasıyla yerine torunu Halit Paşa şimdiki Konağı inşa ettirmiştir. Konak, Kurtuluş Savaşı esnasında önemli hizmetlerin verildiği bir mekan olmuştur.

·        Salı Pazarı: Geçmişi 1800'lü yıllara kadar uzanan Salı Pazarı, Balıkesir merkezin en büyük

ve tarihi pazarıdır. Balıkesir'e bağlı köylerden gelen köylüler tarafından kurulan pazar geniş bir alanı kapsamaktadır. Hisar içi Mahallesinden Ali hikmet paşa Mahallesine kadar uzanan alanda kurulur. Sebze ve meyveler taze, ucuz ve çok çeşitlidir. Fakat son beş yıldır salı pazarı giyim pazarına dönüşmeye başlamış otantikliğini kaybetmeye başlamıştır.

Bursa 'daki tarihi mekânlar ve doğal varlıklar

 

·         Oylat Kaplıcaları : Kaplıcasında binbir türlü hastalığa şifa arayanların uğrak kapısı olan

Bursa'nın İnegöl ilçesine bağlı Oylat. Oylat deresinin çağlayanlar meydana getirerek geçtiği vadi, çam, gürgen, meşe, kestane, ıhlamur, kavak, çınar ağaçları ile kuşburnu ve böğürtlen bitkilerinden oluşan ormanla bütünleşir. Uludağ'ın zirvesinden süzülüp gelen buz gibi suyu, birçok derde deva kaplıcaları ve insana huzur veren doğal atmosferiyle tanınır. Oylat, yeşilin tüm renkleriyle bezenmiş, doğa harikası bir cennet köşesi. Bir yandan çam ve kayın ağaçlarından yayılan nefis kokular, diğer yandan Uludağ'ın zirvesinden süzülerek gelen bütün berraklığını giyinmiş buz gibi tertemiz suları. Yeraltından fışkıran şifalı termal kaplıcaları ile gerçekten eşsiz bir yer.

Bursa Türkiye'nin 4. büyük ili olup,Marmara Bölgesi'nin Güney Marmara bölümünde yer almaktadır.Ekonomik açıdan Türkiye'nin en gelişmiş illerinden biri olan Bursa doğal ve tarihsel zenginlikleriyle de önem taşır.

Doğal Mekanlar

·         Görecik Yaylası (Büyükorhan)


·         Aras Şelalesi

·         Suuçtu Şelalesi(Mustafakemalpaşa)

·         Ayvaini Mağarası (Mustafakemalpaşa)

·         Kocayayla (Keles)

·         Sadağ Kanyonu (Orhaneli)

·         Sansarak kanyonu (İznik)

·         Cumalıkızık

·         Gölyazı, Nilüfer

·         Uludağ Milli Parkı (Osmangazi)

·         İznik Gölü


Kale ve Surlar


·         Bursa Kalesi

·         İznik Kalesi

·         Kestel Kalesi

·         Kite Kalesi

·         Ulubat Kalesi

·         Pınarbaşı Kapısı

·         Zindan Kapı

·         Kaplıcalar Kapısı

·         İstanbul Kapısı

·         Lefke Kapısı

·         Yenişehir Kapısı

·         Gazi Akdemir Hisarı

·         Balabanbey Hisarı

·         Yer Kapı


 

Kiliseler


·         Çamlıca Köyü Kilisesi (Karacabey)

·         Çatalağıl Kilisesi (Demirtaş)

·         Eski Karaağaç Köyü Kilisesi (Karacabey)

·         Fransız Kilisesi (Resimler)

·         Ermeni Kilisesi

·         H.Georgios Kilisesi (Gölyazı)

·         Harmanlı Köyü Kilisesi (Karacabey)

·         Dereköy kilisesi

·         Hagios Taxiarchoi kilisesi(Kurşunlu)

·         Theotokos manastır kilisesi(Kurşunlu)

·         Karakoca Köyü Kilisesi (Karacabey)

·         Koimesis Tes Theotokos (Demirtaş)

·         H.Konstantinos Kilisesi (Gölyazı)

·         Michael Taxiarches Kilisesi (Demirtaş)

·         Theodoros Kilisesi (Çalı)

·         Ayasofya Kilisesi (İznik)

·         Derecik Bazilikası(Büyükorhan)

·         H.Apostoloi kilisesi(Aydınpınar)


Medreseler


·         Lala Şahin Paşa Medresesi

·         Muradiye Medresesi

·         İshakpaşa Medresesi (İnegöl)

·         Gökdere Medresesi

·         Molla Yegan Medresesi

·         Vaiziye (Mahkeme) Medresesi

·         Yeşil (Sultan) Medresesi

·         Şair Ahmet Paşa Medresesi

·         Eynebey Medresesi


 

Camiler


·         Abdal Camii

·         Ahmet Dai Camii

·         Ahmet Paşa Fenari Camii

·         Alaaddin Camii

·         Ali Paşa Camii

·         Altıparmak Camii

·         Araplar Camii

·         Arap Mehmed Camii

·         Ayaz Köyü Camii Mustafakemalpaşa

·         Aynalı Camii

·         Baba Sultan Camii (Gürsu)

·         Baba sultan camii(Yenişehir)

·         Başçı İbrahim Camii

·         darüsselam camii

·         Beyazit Paşa Camii

·         Bedrettin (Hafsa Sultan) Camii

·         Beşikçiler Camii

·         Bursa Ulu Camii

·         Cumalıkızık Camii

·         Daye Hatun (Taya Kadın) Camii

·         Demirtaş (Timurtaş) Camii

·         Duhtter-i Şerif (Fışkırık) Camii

·         Emir Sultan Camii

·         Ertuğrul Camii

·         Eski Camii (Karacabey)

·         Gazi Orhan Camii

·         Hacılar Camii

·         Hamzabey Camii

·         Hüdavendigar Camii

·         İbni Bezzaz Camii

·         İbrahim Paşa Camii

·         İvaz Paşa Camii

·         Kavaklı Camii

·         Kayan Camii

·         Kiremitçi Camii

·         Kurşunlu Camii (Karacabey)

·         Mollaarap Camii

·         Molla Fenari Camii

·         Muradiye (2.Murat) Camii

·         Namazgah Camii

·         Nalbantoğlu Camii

·         Umur Bey Camii

·         Orhan Gazi Camii (Yenişehir)

·         Piremir Camii Ö

·         Selimiye Camii

·         Selimzade Camii

·         Setbaşı(Karaçelebi) Camii

·         Somuncu Baba (Ayazma) Camii

·         Şehadet(Saray) Camii

·         Şekerhoca Camii

·         Şerefüddin Paşa Camii

·         Şeyh Müftü Camii Mustafakemalpaşa

·         Şible(Şibli) Camii

·         Tuzpazarı Camii

·         Ulucami(Karacabey)

·         Üç Kuzular Camii

·         Üftade Camii

·         Veled-i Veziri Camii

·         Yerkapı  (Kara Ali ) Camii

·         Yeşil Cami (Bursa)

·         Yıldırım Camii

·         Yiğit Cedid Camii

·         Yiğit Köhne Camii

·         Zeyniler Camii


Mescitler


·         Acem Reis (Arap Dede) Mescidi

·         Akbıyık (Veled-i Harir) Mescidi

·         Alacahırka Mescidi

·         Alanyeri (İsmail Hakki) Mescidi

·         Azeb Bey Mescidi

·         Çakırağa (Mecnun Dede) Mescidi

·         Çukur Mahalle Mescidi

·         Davut Paşa Mescidi

·         Ebu İshak Mescidi

·         Güngörmez Mescidi

·         Hacı Özbek Mescidi(İznik)

·         Hacı Sevinç Mescidi

·         Hacı Seyfettin Mescidi

·         İmaret-i İsabey Mescidi

·         Reyhan (Acemler) Mescidi

·         Selçuk Hatun Mescidi

·         Tahtalı Mescid

·         Veled-i Yaniç Mescidi

·         Yeni Kaplıca Mescidi


Türbeler


·         Abdal Türbesi

·         Abdüllatif Kutsi(Zeyniler) Türbesi

·         Ahmed Paşa Türbesi

·         Akbıyık Türbesi

·         Azeb Bey Türbesi

·         Çobanbey Türbesi

·         Devlet Hatun Türbesi

·         Ebu İshak Kazeruni Türbesi

·         Emir Sultan Türbesi

·         Gazi Timurtaş Türbesi

·         Halil Hayreddin ve Ali Paşa Türbesi (İznik)

·         Hamzabey Türbesi

·         Hatice Sultan Türbesi

·         Hatuniye Türbesi

·         İbrahim Paşa Türbesi (İznik)

·         Kara Mustafa Paşa Türbesi

·         Kırgızlar Türbesi (İznik)

·         Lalaşahin Paşa Türbesi Mustafakemalpaşa

·         Mükrime Hatun Türbesi

·         Okçu Baba Türbesi

·         Umur Bey Türbesi

·         Orhan Gazi Türbesi

·         Osmangazi Türbesi

·         Sarı Saltuk Türbesi (İznik)

·         Süleyman Çelebi Türbesi

·         Şahin Baba Türbesi (Keles)

·         Şehzade Mahmut Türbesi

·         Şehzade Mustafa Türbesi

·         Şehzade Mustafa Türbesi

·         Şirin Hatun Türbesi

·         Üç Kuzular Türbesi

·         Yakup Çelebi Türbesi (İznik)

·         Yeşil Türbe

·         Yıldırım Bayezid Türbesi


Müzeler


·         Bursa Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi

·         Hünkar Köşkü Müzesi

·         Ulu umay Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takıları Müzesi

·         Bursa Kent Müzesi

·         Bursa Arkeoloji Müzesi

·         Bursa Ormancılık Müzesi

·         Osmanlı Evi Müzesi

·         Atatürk Evi Müzesi

·         Hüsnü Züber Evi / Yaşayan Müze

·         İznik Müzesi

·         Yenişehir Şemaki Evi Müzesi

·         Mudanya Mütareke Evi Müzesi


Hanlar


·         Balı Bey Hanı

·         Emir Han

·         Eski Yeni Han

·         Hoca Dursun Hanı

·         Geyve Han

·         Kapan Hanı

·         Doğan Gözü Hanı

·         Kütahya Hanı

·         Eskişehir Hanı

·         İpek Han

·         Koza Han

·         Pirinç Han

·         Tuz Hanı

·         Fidan Han

·         Kurşunlu Hanı

·         Issız Han

·         Apolyont Hanı

·         Eski Tahal Hanı


Köprüler


·         Abdal Köprüsü

·         Cılımboz Köprüsü

·         Demirtaş Köprüsü

·         Irgandı Köprüsü [31]

·         Mihraplı Köprüsü

·         Meydancık (Geredeli) Köprüsü

·         Setbaşı Köprüsü

·         Tatarlar Köprüsü

·         Boyacıkulluğu Köprüsü


Kaplıcalar


·         Vakıfbahçe (Çekirge) Kaplıcası

·         Bademli Bahçe Kaplıcası

·         Dümbüldek Kaplıcası Mustafakemalpaşa

·         Gemlik (Terme) Kaplıcası

·         Armutlu Kaplıcası

·         Oylat Kaplıcası (İnegöl)

·         Orhangazi Keramet Kaplıcası

·         Ağaçhisar Kaplıcası(Orhaneli)

·         Sadağ Kaplıcası(Orhaneli)

·         Ilıcaksu Kaplıcası(Harmancık)

·         Çitli Madensuyu

·         Mineviz Madensuyu

·         Akarca Madensuyu

·         Uludağ Madensuyu(Çaybaşı köyü-Keles)


 

Kırklareli’ndeki tarihi mekânlar ve doğal varlıklar

 

·        Doğal yerler : Kırklareli'nde gezip görülebilecek doğal yerler arasında göl ve barajlar

mağara, tabiatı koruma alanları, orman içi dinlenme ve mesire yerleri ile plajlar bulunmaktadır.

·        Göl ve barajlar : Kırklareli'nde Hamam, Pedina, Mert, Erikli ve Saka gölleri ile Kırklareli,

Armağan ve Kayalı barajları bulunmaktadır.

·        Mağaralar : Merkezde Bedre, Demirköy'de Dupnisa Mağarası, Pınarhisar'da Pekmezdere,

Vize'de Domuzdere, Kaptanın, Kıyıköy ve Yenesu mağaraları bulunmaktadır. dubnisa mağarasının içi yaz aylarında bile çok sağuk olduğu biliniyor. gidenler tetbirli gitsinler. gerçekten gidilmeye ve görülmeye değer bir mağara.

·        Tabiatı Koruma Alanları : Demirköy ilçesinde Saka Gölü Longozu Tabiatı Koruma Alanı

 ve Vize İlçesinde Kastro Körfezi Tabiatı Koruma Alanı bulunmaktadır.

·        Plajlar : Demirköy'de İğneada, Vize'de Kıyıköy ve Kastros plajları bulunmaktadır.

·        Tarihi Yerler : Kırklareli tarihi yapıları bakımından Osmanlı kültür mirasına sahip zengin

illerden biridir. Bu eserler arasında cami, hamam, şehitlik,çeşme, köprü ve türbeler yer almaktadır.

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u Fethetmek için kullandığı topların döküldüğü Tophane'nin düzenleme çalışmaları devam ediyor.

Demirköy ilçesinde bulunan ve İstanbul'un fethi sırasında kullanılan topların döküldüğü Tophane'nin çevresi teller ile koruma altına alınmış ve çevre temizliği yapılmıştır. Tophane'nin çevre düzenleme çalışmalarına devam edilmektedir.

Dupnisa Mağarası'nın daha rahat ziyaret edilebilmesini sağlayacak tedbirler alınıyor.

 

Bilecik'teki tarihi mekânlar ve doğal varlıklar

 

·        Metristepe Anıtı:Kurtuluş Savaşının simgesi Zafer Anıtı Bozüyük İlçemizde, İnönü

Savaşlarının kazanıldığı yerdedir.

 

·        Türk Büyükleri Platformu: Tarihte devlet kuran Türk Büyüklerinin büstlerinin yer aldığı

platform Söğüt İlçesindedir.

 

·        Saat Kulesi: Bilecik il merkezinde, şehre hakim bir yamaç üzerinde inşa edilmiş, dört cepheli,

saat göstergeli olup, Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır.

 

·        Belekoma Kalesi : Hamsu Çayı kenarında sivri bir tepe üzerindedir. Bizanslılar tarafından Orta

Çağ'da yaptırılmıştır.

 

·        Köprülü Mehmet Paşa Kervansarayı: Bilecik-Adapazarı karayolu üzerinde Vezirhan

Beldesindedir. 17.yüzyıl başlarında Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa yaptırmıştır. 1915'te sağlam olduğu bilinen çatı bu tarihten sonra çökmüştür. Günümüzde dört duvar durmaktadır.

 

·        Taşhan: Gölpazarı İlçe merkezindeki Mihalbey tarafından yaptırılan han, Osmanlı Mirarisinin

yapısal özelliklerini taşır.  Şeyh Edebalı Türbesi, Ertuğrulgazi Türbesi, Malhatun Türbesi, Dursun Fakıh Türbesi, Kumral Abdal Türbesi ve Mihalgazi Türbesi Bilecik'in önemli türbeleridir.

 

·        Atatürk Köşkü: Bozüyük İlçesine 25 km. uzaklıkta, orman içi güzel bir sivil mimari örneği

dinlenme yeridir.

 

·        Kaymakam Çeşmesi : Söğüt İlçesinde,1919 yılında Kaymakam Sait Bey tarafından

yaptırılmış, Osmanlı Mimarlık Sanatının son örneklerindendir.

 

·        Osmaneli-Selçik İçmeleri: Osmaneli ilçesine 9 km. uzaklıkta ulaşım kara ve demiryolu ile

sağlanmaktadır. İçmenin suyu dört ayrı çeşmeden akar. Mide, karaciğer, safra kesesi bağırsak ve idrar yolları hastalıklarına iyi geldiği gibi böbrek taşlarının eritilmesi ve düşürülmesinde etkilidir.

 

·        Söğüt Çaltı Kaplıcası: Söğüt ilçesi Çaltı beldesinde bulunan kaplıcanın suyu 30 km.

uzaklıktaki bir kaynaktan gelmektedir. Banyo ve içme şeklinde yararlanılan kaplıca; deri hastalıkları, mide rahatsızlıkları, romatizmal hastalıklar, nevrit, polinevrit ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

 

·        Kömürsu Yaylası: Bozüyük ilçe merkezine 28 km. uzaklıkta köknar, karaçam, kayın, ardıç,

titrek kavak ağaçlarıyla yaz mevsiminde yemyeşil çimen ve çeşitli çiçeklerle kaplanır. Kış turizmi açısından önemli yaylalardandır.

 

·        Kamçı Yaylası: Pazaryeri ilçesinin Bozcaarmut köyü yöresindeki yayla çam ormanları ile

önem taşır. Kamp ve dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır.

 

·        Sofular Yaylası: Bozüyük İlçe Merkezine 25 km. uzaklıktaki çam ve köknar ağaçları ile kaplı

yaylanın yüksekliği ortalama 1600 m. civarındadır. Yayla turizmi açısından önemlidir.

 

·        Çiçekliyayla: Bozüyük İlçe Merkezine yaklaşık 32 km. uzaklıkta yüksekliği 1906 metre olup,

Endemik bitki “Çimtien” sadece Çiçekliyayla’da yetişmektedir.

 

·        Küçükelmalı Gölet Çevresi: Pazaryeri ilçe merkezine 10 km uzaklıkta Küçükelmalı köyü

yakınındaki gölet çevresi çam ağaçlarıyla kaplı orman içi dinlenme yeridir.

 

·        Bozcaarmut Gölet Çevresi: Bozcaarmut Köyü yakınlarında ilçe merkezine 15 km uzaklıkta,

çevresi köknar ve çam ormanları ile kaplı bir mesire alanıdır.

 

·        Kınık Şelalesi: Merkez Kınık Köyü Alamandere mevkii yakınındaki kayalıktan çıkan su ilginç

 bir görüntü vermektedir. İl merkezine uzaklığı yaklaşık 25 km.dir.

 

·        Türbin Mesire Yeri: İlçe merkezine 7 km. uzaklıktadır. Çağlayanıyla da ilgi çeken ve tercih

 edilen bir yerdir.

 

·        Dodurga Barajı: Bozüyük ilçe merkezine yaklaşık 20 km. uzaklıkta Dodurga kasabasının 2

km. güneybatısında yer alan baraj ve çevresi dinlenme ve kamp yapmaya elverişlidir. Barajda sazan ve aynalı sazan balığı yetiştirilmektedir.

Çanakkale’ deki tarihi mekânlar ve doğal varlıklar


Kıyılarıyla Avrupa ve Asya'yı birleştiren Marmara ve Ege Denizini birbirini bağlayan

Çanakkale savaşlarının en kanlı muharebelerinin cereyan ettiği, çok sayıda şehitlik, anıt ve mezarlıkların bulunduğu Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Troya, Assos gibi eski uygarlık merkezlerinin beşiği olan Çanakkale tarih boyunca stratejik konumu dolayısıyla hep ilgi odağı olmuştur.

 

·        Gelibolu : Gelibolu, Marmara Bölgesi'nin batısında, Çanakkale Boğazı'nın kuzeyinde, Avrupa

yakasında, Gelibolu Yarımadası üzerinde kurulmuştur. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Gallipoli olarak da bilinen Gelibolu'da hayatlarını kaybeden 500,000 asker anısına kurulmuştur. Parkta abideler, eserler ve mezarlıklara ilaveten Tuz Gölü ve doğal güzelliği ile Arıburnu Kayalıkları yer alır. Yeşil tepelerdeki güzellikler, kumsallar ve mavi sular bu tarihi savaşta cesurca çarpışan askerlere şeref dolu bir dinlenme ortamı sağlamaktadır.

Birinci Dünya Savaşı Çanakkale Deniz ve Kara Muharebelerinin yapıldığı yerler Park içerisindedir. Ayrıca Batık gemiler, toplar, sperler, kaleler ve burçlardan ve savaşla ilgili yüzlerce başka kalıntıdan oluşan geniş bir yelpazenin yanı sıra 250.000'i aşan Türk Şehidinin ve yine 250.000'i aşan Avustralya,Yeni Zelenda, İngiliz ve Fransız askerlerinin savaş mezarları ve anıtları buradadır.

Muharebe alanları,savaş mezarları,,anıtlar ve savaşlı ilgili kalıntılar "tarihi sit alanı" ve "kültürel varlık" olarak tescil edilmiştir. Ayrıca MÖ 4000 tarihine dek giden birçok "Arkeolojik sit alanı ve anıtı"vardır. Çok çeşitli "doğal sit alanları ve anıtlar" içerisinde ise kumsallar, koyaklar, Akdeniz çalıları(maki) ile karışık koru parçaları, çarpıcı görünümlü jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar,bir tuz gölü(yakın zamana kadar bir kıyı gölüydü)ve 15. yüzyıl askeri mimarisinin eşsiz örneklerini içeren ilginç bir "kültürel miras" kolleksiyonu vardır.

Milli Parkta; Kilitbahirtaş Yaylası,Seddülbahir Savaş Alanı,Maeste Koyu,Tekke Köyü,Ertuğrul Koyu, İkizler Koyu, Hisarlık Tepe, Alçı Tepe,Zığındere, Kereviz Dere, Arıburnu, Anafartalar Savaş Alanlarında Kaba Tepe, Kanlı Şist, Conkbayırı,Savla ovası, Kakma Dağı ayrıca Türk Şehitlik ve Anıtları, Yabancı Mezarlık ve Anıtlar, Savaş kalıntıları (Tabyalar-silahlar, siperler, batıklar) Arkeolojik ve Tarihi Sitler,Müzeler ve Yerleşmeler görülmesi gerekli yerlerdir.

·        Eceabat: Bugünkü Eceabat ilçesinin sınırları içinde, Maydos (Madytos), Sestos (Akbaş),

Kynossema (Kilitbahir), Idaion (Bigalı kalesi) Traklarca kurulan önemli yerleşim merkezleridir. Anıtsal Osmanlı kaleleriyle ünlüdür. Antik dönemde Maydos (Madikuz) adlarıyla bilinmektedir.

·        Ezine: Antik Çağ'da Neandria olarak bilinen Ezine, Hamaksitosun kuzeyinde bir Aiolya

yerleşim merkezidir. Orhan Gazi döneminde, Türk boylarının bölgeye gelişlerinden sonra Ezine Osmanlı topraklarına katıldı. Bugün Neandria, sankrea ve Alexandreia-Troas gibi Antik Dönemin yerleşme merkezlerinden bir kısmını da hudutları içerisinde barındıran Ezine'de Orhan Gazi döneminden, ahi Yunus Zaviye ve Türbesi, Murad-ı Hüdavendigar döneminden Asılhan Bey Cami ve Kabri,Yıldırım Bayezid Han döneminden Seferşah Hamamı önemli tarihi varlıkları olarak dimdik ayakta durmaktadır.

 

·        Assos (Behramkale) :Ayvacık ilçesinde yeralan Assos dört mevsim yerli ve yabancı turistleri

konuk etmektedir. Akropol denizden 238 m. yüksekliğindedir. Athena Tapınağı M.Ö. 6ncı yüzyılda burada aynı yerde yapılmıştır. Biga yarımadası ve Edremit Körfezi'ni koruması özelliği yanında, eski ihtişamı nedeniyle bu Dorik tapınak restore edilmiştir. Tapınağın kalıntılarına vuran ay ışığını seyretmek için bir süre kalıp beklenebilir ya da sabah erkenden kalkıp güneş yavaş yavaş yükselirken şehrin yukarısından Edremit Körfezi'nin şahane görüntüsü izlenebilir ve böylece bu cennet köşesinin neden seçildiği anlaşılır. Tepelerden denize doğru agoralar, bir tiyatro ve bir de Jimnasyum yer almaktadır. Akropol'un kuzey köşesinden, hepsi de 14 üncü yüzyılda Osmanlı Sultanı I. Murat zamanında yapılan bir cami, bir köprü ve bir de kale görülür. Aşağısında ufak ve sevimli bir liman bulunmaktadır. Behramkale'nin 25 km. batısında, Gülpınar köyünde M.Ö. 2nci yüzyılda Apollon Smintheus Tapınağı'nın yapıldığı tarihi şehir Chryse yer almaktadır. Gülpınar'ın 15 km. batısında, işaretleri bulunmayan sivri kayalıklı bir sahil boyunca uzanan yolda, denize inen dik yamaçtaki hoş köy evleriyle, Babakale bulunmaktadır.

 

·        Bozcaada : Adada Liman Koyu, Değirmenler Koyu, Poyraz Limanı, Çanak Limanı, Çapraz

Limanı, Çanak Limanı, Kocatarla Limanı, Lagor Limanı, Ayana Limanı, Ayazma Koyu, Sulubahçe Koyu, Habbeli Koyu olmak üzere on iki adet cennet benzeri koyu vardır. Bu koylara Adadaki dalış merkezi tarafından koylarında dalış turları düzenlenmektedir. Bozcaada'ya yaklaşıldığında bir Venedik kalesi dikkat çeker. Venedik, Ceneviz ve Bizanslılar döneminde kullanılan kale, Çanakkale Boğazı'nın önemi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet döneminde esaslı bir şekilde onarılmıştır.

 

·        Gökçeada : Türk adalarının en büyüklerinden biri olan Gökçeada körfezlerle çevrilidir. Farklı

tonlardaki çam ve zeytin ağaçları ile kaplı tepelerinde yer yer kutsal pınarlar ve manastırlar bulunmaktadır. Tatlı su kaynakları bakımından dünyanın en zengin adalarından biridir. Adanın koylarına dalış turları düzenlenmektedir.

 

·        Truva : İntepe Bucağı, Tevfikiye Köyü yakınında, Çanakkale'ye 30 km. uzaklıkta,

Hisarlıktadır. Arkeolojik kazılar farklı zamanlardaki yerleşim mekanlarını, şehir surlarını, ev temellerini, bir tapınak ve tiyatroyu ortaya çıkarmıştır. Tahtadan sembolik bir at eski savaşı hatırlatmaktadır. Tarihi limanı Alexandria - Troas M.Ö. 3. yüzyılda yaptırılmıştı. St. Paul burayı iki kere ziyaret etmiş, ve üçüncü misyonerlik yolculuğuna, Assos'a yine buradan başlamıştır.

 

·        Dardanos : Çanakkale'ye 11 km. uzaklıkta Kalabaklı Çayı kıyısında, Maltepe'dedir. Bu mezar

anıtı, bir koridor, ön oda ve ana mezar odasında oluşmaktadır. İçinde bir çok iskeletle, altın takılar, bronz ve pişmiş topraktan gereçler, kandiller, gözyaşı şişleri, müzik araçları bulunmuştur. Mezarda Arkaik İyonik ve Roma dönemlerinden yapılar vardı.

 

·        Gülpınar : Ayvacık çevresinde kalıntıları bulunan antik eserlerden İlyada Destanı'nın birinci

bölümünün geçtiği Apollon Smintheus Tapınağı, Gülpınar'da bulunmaktadır. Tapınak kalıntıları ve tapınaktan çıkan eserler buradaki müzede sergilenmektedir. Bölgede bulunan müzede Tapınağa ait rölyeflerde bu sahneleri görülebilmektedir.

 

·        Zeus Altarı : Küçükkuyu beldesine bağlı Adatepe Köyünün üst tarafında bulunan, ön tarafı

diklemesine uçurum olan mağara, Zeus'un mağarası olarak bilinmektedir.

 

·        Alexandreia : Dalyan Köyündedir. M.Ö 310'da 'Sgia' adlı küçük bir köyün yerine kurulmuştur.

Güçlü ve zengin bir ticaret merkezi olarak gelişen kent Romalılar döneminde de önemini korumuştur.

 

·        Neandria : Kayacı Köyü yakınında Çığrı Dağı'ndadır. Kenti çevreleyen surlar 3m. Kalınlıkta ve

3200 m uzunluktadır.

 

·        Sestos : Eceabat'a 4 km. uzaklıkta,Yalova köyündedir. Akbaş Limanı'nın güneyinde kuruluştur.

Fatih Sultan Mehmet Kilitbahir Kalesi'ni yaptırırken, Sestos kalesinin taşları kullanılmıştır.

 

·        Sultan Kale (Kale-Yi Sultaniye) : Kente adını veren önemli ve görkemli bir anıt niteliğindir.

XV. yy. ortalarında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış 1551'de Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarılmıştır.

 

·        Gelibolu Kalesi : Antik dönemde kurulduğu bilinen kaleyi, Bizans İmparatoru I. Justiniaus

onartmıştır. Evliya Çelebinin anlattıklarına göre, dik ve kesik kayalarla kurulu 6 köşeli bir kaleydi.

 

·        Kazdağı (Ayazma) : Bayramiç ilçesi, Evciler köyünden sonra 5 km. mesafededir. Kazdağı'na

özgü uzun ağaçları, gürül gürül akan suları ve piknik yerleri ile ilimizin en güzel mesire yerlerinden birisidir. 1774 m. yüksekliğindeki Kaz Dağı (Ida Dağı) muhteşem manzarası, sakin yeşil alanları ve sıcak su kaynaklarıyla Kaz Dağı Milli Parkı'nın yanında, Çanakkale'nin güney ucundadır. Bayramiç ve Evcilerden geçerek Kaz Dağı Milli Parkı'na ulaşan kuzey girişinde gündüz kampingleri için birçok imkan mevcuttur. Çanakkale'ye 60 km olan Bayramiç'te 18 inci yüzyıl güzel Hadimoğulları Konağı (Osmanlı evi), içindeki etnografya müzesi ile yer almaktadır.

 

Kocaeli’ndeki tarihi mekânlar ve doğal varlıklar


Kocaeli, Marmara Bölgesi’nde bulunan ülkemizin önemli ticaret ve kültür merkezlerinden

biridir. Kocaeli sınırları içinde bulunan tek önemli göl, Sapanca'dır. Ancak Sapanca Gölünün büyük bölümü Sakarya ili sınırları içinde kalır.

 

·        Müzeler : Eskihisar Osman Hamdi Bey Müzesi, Yüzer Müze: (Gayret Gemisi), Gölcük Deniz

Müzesi:

 

·        Eskihisar Kalesi: Deniz kıyısında, Eskihisar köyünün kuzeydoğusunda, dik yamaçlı bir tepe

üzerinde limanı korumak amacıyla Bizans döneminde yapılmış olup, duvarları tuğla bezemelidir. Uzun yıllar kendi haline bırakılmış olan kalenin son yıllarda bazı bölümleri restore edilmiştir.

 

·        Saat Kulesi: İzmit Kemalpaşa Mahallesinde Av Köşkü ile Atatürk Heykeli arasında yer alan

kentin karakteristik Saat Kulesi'ni, İzmit mutasarrıfı Musa Kazım Bey, Sultan II. Abdülhamit'in tahta çıkışının 25. Yıldönümü nedeniyle yaptırmıştır.

 

·        İzmit Sarayı: (Abdülaziz Av Köşkü) Demiryolunun kuzeyinde Saat Kulesinin yanındadır.

Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından Av Köşkü-Kasır olarak yaptırılmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk, bu binada bir süre kalarak Fransız yazar Claude Ferare ile burada görüşmüştür.

 

·        Kayser Wilhelm Köşkü: Hereke Halı Fabrikası sınırları içinde kalan tarihi köşk 1884 yılında

Alman İmparatoru Wilhelm Kayseri'n Türkiye gezisi nedeniyle Yıldız Sarayı'nda yaptırılarak üç gün içinde monte edildiği tespit edilmiştir.

 

·        Pembe Köşk: 20. yy.ın başında yapılmıştır. İzmit Yukarı Pazar'da; üç katlı, kagir, giyotin

pencereli konak Valilik tarafından onarılmıştır. Onarım sırasında içinde ve dışındaki ahşapları (dolaplar, pencereler vs.) olduğu gibi orijinalini muhafaza edecek şekilde düzenlenmiştir. Kafeteryası, kuaför salonu bulunan Pembe Köşk, Vilayet Evi olarak düzenlenmiş ve halka açılmıştır.

 

·        Demirciler Konağı: Gebze Demirciler Köyü'nde bulunan konak, 19. yy. Osmanlı mimarisinin

En başarılı örneğidir. İçindeki kalem işi bezemeler ve mimari üslup açısından Kocaeli ilindeki tek örnek olma özelliğine sahiptir.

 

·        Eski Vali Konağı: İzmit’in Kozluk Mahallesi’nde olup, Vali Konağı ve Defterdar lojmanı

Olmak üzere bitişik nizamda iki ayrı yapıdan oluşmaktadır. 20. yüzyılın ilk yarısında yapılan konak, Özel İdare Müdürlüğünce restore edilmiştir. Cumhuriyet dönemi mimari üslubunu yansıtan iki katlı bina, günümüzde müze müdürlüğünün ve vilayetin hizmetinde kullanılmaktadır.

 

·        Sırrı paşa Konağı: İzmit Hacı Hasan Mahallesi Yeni Çeşme sokaktadır. 19. yüzyılın ikinci

yarısında İzmit Mutasarrıfı Sırrıpaşa tarafından yaptırılmıştır. Konağın bahçe duvarı antik heykel ve mimari parçalar ile süslenmiştir. Yapı, bugün ayakta kalan 19. yüzyıla ait bir sivil mimarlık örneği oluşu bahçe duvarındaki arkeolojik eserler ve içindeki kalem işi bezemeler ile ilin önemli bir tarih hazinesidir.

 

·        İzmit İstasyon Binası: Gar İdare Binası ile Ambar binası, Neo-Klasik üslupta, Almanlar

tarafından 1908-1920 yılları arasında İtalyan taş ustalarına yaptırılmıştır. Bu nedenle bu iki binanın özellikle taş gabarisindeki Mimari ve sanatsal unsurlar ile dönem özelliklerini göstermesi bakımından ildeki ender yapılardan biri olarak tescil edilmiştir.

 

·        Camiler, Külliyeler : Orhan Cami, Fevziye Cami, Pertevpaşa Külliyesi,Çoban Mustafa Paşa

Külliyesi

 

·        Hamamlar, Köprüler : Süleyman Paşa Hamamı, Mimar Sinan Köprüsü

Şehitler Korusu:

 

·        Mesire Yerleri : Kuzuyayla: Maşukiye: Soğuksu Piknik Alanı: Başdeğirmen Mesire Alanı:

 

·        Kaplıcalar ve İçmeler : Yeniköy Yazlık Ilıcası: Maşukiye Şifalı Suyu: Soğuksu Şifalı Suyu:

 

·        Darıca - Bayramoğlu Kuş Cenneti: İstanbul'a 38 km. mesafede bulunan 140.000m² alana

sahip Darıca Kuş Cenneti ve Temalı Parkı, kuş türleri açısından dünyada benzeri olmayan bir parktır. Hayvanat bahçesinde 350 çeşit hayvan ve 250'nin üzerinde bitki çeşitleri, tropik merkez akvaryum, botanik bahçeleri ile çocuk oyun alanları ve kafeteryası ile bütün oluşturmaktadır. Ayrıca Sapanca Gölü Kuş Alanıda Kocaeli'de bulunmaktadır.

 

Etiketler :